Lavta Nedir?

Kelime Kökeni: Almanca

– Bir tür telli çalgı, gövdesi uttan küçük küçük mızrapla çalınan müzik aleti

Kelime Kökeni: İtalyanca

– Kendiliğinden doğamayan bebekleri annelerinin rahminden çekip almaya yarayan kıskaca benzeyen alet

– Bu işlemi yapa doktor, hekim

Cümle içinde kullanımı: ” Lavtanın sesi çadırın dışından taşarak karanlık semaya doğru yükseliyordu. “

La ve neam Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Fikir beyan edilmediği durumlarda söylenen cümle

– Ne evet ne hayır, yorum yok

Cümle içinde kullanımı: “Korktuğum başıma geldi lâ ve ne’am katiyen bir şey söyleyemem “

Lavaşa Nedir?

– Yassı gümüş külçesi

– Nal takılan hayvanın alt dudağını sıkmak amacıyla kullanılan aletin adı

Cümle içinde kullanımı: “Atların tırnakları kesildikten sonra nalları lavaşa edilip sefere çıkılmak üzere hazırlandı. “

Lavallah Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-ünlem

– Vallahi hayır, vallahi ve billahi olmaz

Cümle içinde kullanımı: “Yeminler olsun, lâ-v’Allah bu kadını evimden bacamdan içeri sokmam. “

Lava Etmek Nedir?

Deniz terimi: Filikayı yürütmek, kayığı çekmek, boşa al ve ger anlamında kullanılan emir

Mecaz: Birinin dedikodusunu etmek, birini çekiştirmek

Cümle içinde kullanımı: “Denizcilerin hepsi birden limandaki gemiyi lava etmeye çabaladı. “

Lav Nedir?

Kelime Kökeni: İtalyanca

– Yanardağlardan çıkan ve soğuduğu zaman katılaşan sıvı haldeki alevli madde

– Püskürtü

– Yanardağların yeryüzüne fışkırttığı kızgın erimiş maddeler

Cümle içindeki kullanımı: “Kilauea yanardağının püskürttüğü lavlar depremden sonra ortaya çıkmıştır. “

Lauk Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Yalanacak, yenilenecek macun

– Yalanmış madde

– Luûk eş anlamlısı

Cümle içinde kullanımı: “La’uk elma şekerleri panayırın en fazla satılan şekerlemelerinden biri. “

Laubaliyane Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-laubalî+Farsça(y)âne

– Laubali tarzda, saygısızlıkla, ilgisizce, senli benli olarak

– Dikkatsizce, kayıtsız, alakasızca

Cümle içinde kullanımı:”Kalem müdürünün laubâliyâne tavırları kovulmasına sebebiyet verdi.”

Latma-hân Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-latma+Farsça-hân

– Dayak yiyen, tokat yiyen

– Tokat veya dayak yiyen kimse

Cümle içinde kullanımı: ” Latma-hân çocuklar tek sıra halinde hocasının önünde eli bağlı bekliyordu. “

Latma Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Şamar, dayak, tokat, patak, kötek

Cümle içinde kullanımı: “Anamın yalan söyleyen evlatlarına attığı latma meşhurdur, beş parmağının izi suratımızda gül gibi açar. “