Kelime Kökeni: Arapça-elgaz çoğul biçimi
– Yanıltmaca, bilmece, bulmaca,
– Aruz ile yazılan manzum bilmeceler
Cümle içinde kullanımı: “Lugaz metinlerde geçen ibareler insanların eğlenceli vakit geçirmelerini sağlar. ”
Kelime Kökeni: Arapça-elgaz çoğul biçimi
– Yanıltmaca, bilmece, bulmaca,
– Aruz ile yazılan manzum bilmeceler
Cümle içinde kullanımı: “Lugaz metinlerde geçen ibareler insanların eğlenceli vakit geçirmelerini sağlar. ”
Kelime Kökeni: Arapça
– Sözlük ile uğraşanlar, sözlükçüler, lugatçiler, kelimeden anlayan alimler, lügatçiler
Cümle içinde kullanımı: “Her yazar ve şair biraz lugaviyyûn becerisi taşır, bu edebiyatın doğasında var. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Sözlüklerle ilgili konular
– Sözlük bilimi, leksikografi
Cümle içinde kullanımı: “Füsun hanımın ilgisi daha çok lugaviyyât ve lügatlardır.”
Kelime Kökeni: Arapça-lugaviyyun çoğul biçimi
– Sözlük bilimi ile uğraşan, sözlükçü
– Kelimeye ait. lügata mensup, lügattan anlayan kimse
– Hakiki bir manaya işaret eden kelimeye ait olan
Cümle içinde kullanımı: Lugavî kelimesi sözlük bilimine kendisini admış kişilere verilen bir isimdir, aynı zamanda kelimeye ait manasına gelmektedir.”
Kelime Kökeni: Arapça-lugat+Farsça-şinâs
– Söze hakimiyeti iyi olan, kelimelerle oynamasını bilen kimse, lugatı iyi kimse
– Kelime cambazlığı
Cümle içindeki kullanımı: “O öyle iyi konuşur öyle bir kelimeler kullanır ki sanırsın lugat-şinâs birisidir.”
Kelime Kökeni: Arapça-lugat+Farsça-nüvis
– Sözlük yapan, lugat yazan, sözlükçü
Cümle içinde kullanımı: ” Eserin dilbace kısmına not düştüğü gibi yazarın lugat-nüvis olduğu ortaya çıkıyor. ”
Kelime Kökeni: Arapça-lugat+Farsça-nâme
– Sözlük, kamus
Cümle içinde kullanımı: ” Kıpçak dil sahasına ait lugat-nâme özelliğindeki eserlerin nüshaları İstanbul’daki Kütüphanelerde yer almaktadır.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Gözlerin birbirine koşut görme ekseni olmayan, şaşı, ayrı yönlere bakıyormuş gibi görünen gözler
– Gözlerini çarpıtma
Cümle içinde kullanımı: ” Şehla gözleri biraz lûc olsa da yüzündeki masum güzellik tüm kusurlarını örtüyor.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Oyunlar, eğlence türleri, eğlenceler
Cümle içinde kullanımı: “Lu’biyyat çeşitleri yörenin kültürüne göre değişiklik gösterebilmektedir.”
Kelime Kökeni: Arapça-lubiyyat çoğul biçimi
– Oyuna özgü, oyun ile ilgili olan, oyunla alakalı
Cümle içinde kullanımı: ” Lubî hakkındaki eleştirilerinizin temsilimizin maneviyatını geliştireceğini düşünüyorum. “