Lücce Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-lücec çoğul biçimi

– Derin su, engin, derya, açık deniz

– Kalabalık, güruh, derinti, kısım

– Gümüş ayna

Cümle içinde kullanımı:” Mavinin en koyu tonu lücce de toplanmıştır şimdi, bir de gün batımı süslemiştir semayı.”

Lüc Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Kalabalık, topluluk, cemiyet, camia, cemiyet, toplum

Cümle içinde kullanımı: “İslamiyet bayrağını taşıyan lüc ve dindaşlarımız gönül kardeşimizdir.”

Lübud Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Keçeden yapılmış kumaşlar

– Yapışmak

– Kuşun göğsü üstüne çöküp yatması

Cümle içinde kullanımı: ” Deve kuşu kızgın çöl kumu üstüne lübud edip dinlenmeye başladı. “

Lübs Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Giymek işi, giymek eylemi

Cümle içinde kullanımı: ” Kara peçeyi lübs edip yüzüne, günün karanlığına hüzünle çıkmışsındır.”

Lübbî Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Öz ile, lübbe ait, içle ilgili, derunı

Cümle içinde kullanımı: ” Tükenmişlik beden değil lübbî temellere dayanır.”

Lübbahiyye Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Şişmanca, kilolu, tombul, etli, etine dolgun

Cümle içinde kullanımı: “Kümesten en güzelini en lübbâhiyye tavuğu seç gel akşama pişirelim.”

Lüb Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-lübbü,lübbi, elbâb çoğul biçimi

– İç, öz, ruh, derun, yürek

– Aklıselim, sağduyu, akıl

– Her şeyin en güzeli, her şeyin en iyisi

Cümle içinde kullanımı: “Hayatın tatlı yanına, insanın lüb olanına denk gelesin güzel kızım.”

Lu’ûk Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

Yalanacak, yenilecek macun

Cümle içinde kullanımı: “Bitki özlerinden yapılma lu’ûk her derde deva diyorlar ama bende işe yaramadı.”

Lûtî Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Lut kavminin çirkin davranışlarını alışkanlık haline getiren kimse, eş cinsel, kulampara

Cümle içinde kullanımı: “Doğru yolu terk eden lûtîler lanetlenmiş olarak sayılırlar. “

Lût Nedir?

Kelime Kökeni: Ad

– Hz. İbrahim soyundan bir peygamber

– Eşcinsel bir yaşam tarzını benimseyerek lanetlenen kavim

– Lezzetli yiyecekler, tatlı yiyecekler

– Çıplak, soyunuk

Cümle içinde kullanımı: “Lût kavmini helak eden yasaklanmış tarza birliktelikler kurmalarıydı.”