Kelime Kökeni: Farsça
– İhtişamlı gül
– Albenisi yüksek gül
– Güzel gül
Cümle içinde kullanımı: “Sevdaluk etmeyen ne bilsin gül-i zîbâ’nın kadir kıymetini.”
Kelime Kökeni: Farsça
– İhtişamlı gül
– Albenisi yüksek gül
– Güzel gül
Cümle içinde kullanımı: “Sevdaluk etmeyen ne bilsin gül-i zîbâ’nın kadir kıymetini.”
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’dan ülkemizdeki koronavirüs salgının son durumu paylaşıldı. Gün geçtikçe virüs salgını geniş bir alana yayılırken, gelen haberler insanların panik yaşamasına neden oluyor. Sağlık Bakanlığı’nın sitesinde yer alan koronavirüs vaka tablosuna göre son yapılan 9982 testten 1815’i pozitif çıkarken, ülkemizdeki koronavirüs salgınından etkilenen toplam kişi sayısı 9217’ye ulaştı.

Türkiye’de koronavirüs salgınında son 24 saatte yaşanan gelişmeler, Fahrettin Koca tarafından halkla paylaşıldı.
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, resmi twitter hesabından Türkiye’nin corona virüs tablosunu yayınladı. Yapılan 9982 koronavirüs testinin 1815’i pozitif çıkarken, kaybedilen hasta sayısı 23 olarak belirtildi. Ülkemizde ilk günden bu yana COVİD-19 virüsü nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 131 iken, iyileşen hasta sayısının 105 olduğu açıklandı.
Toplamda yapılan test sayısı 65.446, yoğun bakımdaki hasta sayısı 568, entübe hasta sayısısının ise 394’e ulaştığı açıklandı.
Kelime Kökeni: Farsça
– Henüz açılmamış
– Yüzü görünmemiş, yüzünü göstermemiş
Cümle içinde kullanımı: “Ahu revanım henüz peçesini indirip naşüküftesini göstermedi.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Memur mesleği
– Geçimi sağlayan iş
– Ekmek parçası
– Bir defa da yenilebilecek ekmek parçası
Cümle içinde kullanımı: “Hepimiz nanpare kazanmak için çabalayıp, yırtınıyoruz.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Hislerini yitirmiş kimse
– Kalbi ölmüş, kalpsiz
– Duygusuz kimse
Cümle içinde kullanımı: “Hayatta korkuttuğum tek şey mürdedil kişilerdir, insan kalbinden vazgeçmişse insanlığından çıkmış demektir.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Anlaşılması güç metni veya konuyu aydınlatıp açıklayabilecek bilgiye sahip kişi
– Kur’an-ı Kerim kitabını yorumlayabilen, şerh eden bilgin
Cümle içinde kullanımı: “İlahiyat bilimine yüz sürmeyen müfessiran olur mu hiç?”
Kelime Kökeni: Arapça
– Terbiyeli bir şekilde
Cümle içinde kullanımı: “Konuşması, oturup kalmasıyla müeddeben bir tarzdadır. “
Kelime Kökeni: Arapça-maslahat, Farsça-güzar
– İşi bilen kişi, uzman, işin ehli
– Geçici sefaret işini yapan memur, vekil, elçi
– Elçilerin vekili
Cümle içinde kullanımı: “Makamınızı geçici maslahatgüzara emanet ederek, yıllık izninizi kullanabilirsiniz.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Hastaların tedavi gördüğü yer, hastahane
– Darüşşifa
Cümle içinde kullanımı: “Cüzzam hastalığında maristanlar yetersiz kalırken, çoğu hasta köylerinden sürülerek ölüme terk edilmiştir.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Kuşların dili, kuş sözü
Cümle içinde kullanımı: “Ferîdüddîn-i Attâr tarafından kaleme alınan Mantıku’t-Tayr, epik bir şiirdir. ”