Kelime Kökeni: Arapça
– Geceler, gece saatleri, geceleyin
Cümle içinde kullanımı: “Leyâ’il boyunca üzüntümü bastırmayıp açık bir yara gibi kanamasına müsaade ettim.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Geceler, gece saatleri, geceleyin
Cümle içinde kullanımı: “Leyâ’il boyunca üzüntümü bastırmayıp açık bir yara gibi kanamasına müsaade ettim.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Mahfaza, kab, zarf, kılıf, küçük kutu
– Çamur, balçık
– Ham yağların sabunlaştırılmasıyla oluşan tuz
– Rumen para birimi
Cümle içinde kullanımı: ” Ziynet eşyalarımı genellikle gül ağacından yapılma avuç içi büyüklüğündeki ley de saklarım. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Badem ve benzeri yemiş ailesi, gülgiller
– Gülgiller
Cümle içinde kullanımı: “Prunus, levziyye familyasına ait olan badem, erik ve kiraz türü ağaçların meyvesi yenilebilirdir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Bademle yapılmış tatlılar, bademden yapılan şekerli yiyecekler
Cümle içinde kullanımı: “Yörüklerde eskiden beridir yapılan levziyyât bademle yapılan bir çeşit helvadır. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Badem helvası, bademli helva
Cümle içinde kullanımı: “Yöremizin en meşhur tatlısı levzîne olup bademden yapılmaktadır.”
Kelime Köken: Arapça
– Badem özü
Cümle içinde kullanımı: ” İçerisinde levzîn olan şekerlemelerden bir avuç alıp cebime tıkıştırdım. “
Kelime Kökeni: Arapça-levziyyat çoğul biçimi
– Bademe özgü
– Badem biçiminde, badem görünümünde olan
– Bademe benzer inci
Cümle içinde kullanımı: ” En çokta levzî gözlerine vurulmuş, kahvesinde boğulmuştum.”
Kelime Kökeni: Arapça-levze
– Bademcikler
Cümle içinde kullanımı: “Hekim levzeteynlerim aldığı günden bu yana hiç hasta olmamış baya da bir boy atmıştım.”
Kelime Kökeni: Arapça-levzetân,levzeteyn
– Badem, bademcik, boğazın iki yanında badem şeklinde bulunan bezler, tonsil
Cümle içindeki kullanımı: “Oğlanın yutkunup yemek yiyememesinin nedeni levzelerin şişmesiymiş.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Zarif, hoş, albenili, akıllı, ince kimse
Cümle içinde kullanımı: “Rahmetli anacığım levzâ’î, sağ duyusu yüksek bir kadındı, sevgisini saklamazdı. “