Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Yazı dili, ölçünlü dil, standart dil
Cümle içinde kullanımı: “Lisân-ı tahrîr’imiz Türkyazı dilidir, İstanbul Türkçesi olarak da bilinir. “
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Yazı dili, ölçünlü dil, standart dil
Cümle içinde kullanımı: “Lisân-ı tahrîr’imiz Türkyazı dilidir, İstanbul Türkçesi olarak da bilinir. “
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Şiir dili
Cümle içinde kullanımı: “Divan şairlerinin lisân-ı şi’r ağdalı ve ağır bir üslup götürmektedir. “
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Ana dili
– Bir insanın doğduğu toplumun kullandığı dil
Cümle içinde kullanımı:” Doğduğum toprakların lisan-ı mâder-zâdı günümüzde kullanılmıyor ne yazık ki.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Ağız açmadan, tavırlarıyla davranışlarıyla, çehresiyle kendi içinde bulunduğu durumu anlatma
– Hal dili
– Konuşmadan yüz ifadesi ve tavırlarıyla mana ifade etmesi
Cümle içinde kullanımı: ” Ağzını dahi açmamıştı lakin lisân-ı hâli bana hoşnutsuzluğunu ve acı çektiğini söylüyordu.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Edebiyat dili, edeb ve edebiyat dili, edebiyat lisanı, edeb dili
Cümle içinde kullanımı: ” Lisân-ı edeb gereği kaba sözlerle kitabı eleştirmeyecek verilen emeği en iyi şekilde yorumlayacağım.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Farsça, Acemce
– Bu dille yazılmış eser
– İran’ın resmi dili
Cümle içinde kullanımı: “XVII. yüzyıl Türk edebiyatında lisân-ı derî eserleri feyz alınmış, İran edebiyatı takip edilmiştir. “
Deyim
– Konuşmaya başlamak, konuşmaz şeyler konuşmaya başlamak, dile gelmek, dillenmek
– Dile düşmek, hakkında kötü dedikodu yayılmak
Cümle içinde kullanımı: ” Tarih lisana gelse şöyle söylerdi; Ey insanoğlu doğduğun toprağı kana buladın can aldın, can verdin yine de uslanmadın. “
Kelime Kökeni: Arapça-elsine, elsün, lüsn, lüsün çoğul biçimi
– Ağzın içindeki dil
– Bir ulusun söylediği veya konuştuğu dil, konuşulan dil, lehçe
Cümle içinde kullanımı: ” Lisânımın kulağınıza garip gelmesinin nedeni uzun bir süre Avrupa’da yaşamamış olmamdan kaynaklanıyor.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Örtü, yüz örtüsü, peçe, nikab
Cümle içinde kullanımı: “Lisâmını bir çekeyim aşağıya da gül cemalindeki gamzene gömüleyim ey yâr!”
Kelime Kökeni: İtalyanca
– Osmanlı devletinde yüz kuruş kıymetinde altın sikke, sarı sikke
– Türkiye, Suriye, Mısır, Ürdün;’de kullanılan ulusal para birimi
– Yüz kuruş değerindeki Türk parası
Cümle içinde kullanımı: ” Bu müsriflikle devam edersen maaşının tek bir lirasını bile arttıramayacaksın.”