Lodos Nedir?

Kelime Kökeni: Yunanca

– Güneyden veya Güneybatıdan  esen yerel rüzgar, güney rüzgarı, boz yel, kaba yel

– Güney yönü

– Lodos rüzgarı fırtınası

Cümle içinde kullanımı: “Hava durumuna bakılırsa yarın lodos var gibi, denize açılmayı erteleyelim.”

Lizaz Nedir?

– Şevval, zil-kade, zilhicce aylıkları, bayram ayı

– Kapı ardına koyulan ağaçtan sürgü

– Lezzetli ve tatlı şeyler

Cümle içinde kullanımı: “On gün sonra lizâz aylarına girmiş olacağız önümüz ramazan bayramı.”

Lizatihi Nedir?

Kelime Kökeni: Arapç-zarf

– Kendinden, kendiliğinden, olduğu gibi, bizzat

Cümle içinde kullanımı: “Lizâtihi kabul ederek bu evliliğin gerçekleşmesi yönünde rıza göstermiştir. “

Lizam Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Gereli olma, gereklilik, lüzum, icap

Cümle içinde kullanımı: “Düğün öncesinde kız evine giden bohça lizâmdır.”

Lizak Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Bağlanma, katılma, iltihak, bitişmek

Cümle içinde kullanımı: “Bu yavrucak iyiden iyiye evimize lizâk etti onu nasıl bırakabiliriz ki?”

Lizalike Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-zarf

– Bunun için, bundan dolayı, bundan ötürü

Cümle içinde kullanımı: ” Efendim li-zâlike yarından itibaren tüm eşyalarınızı toplayarak ayrılmanız gerekmektedir. “

Liyakatmend Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-liyâkat+Farsça-mend, liyâkatmendân çoğul biçimi 

– Liyakatli, değerli, erdemli, faziletli, marifetli, hünerli

Cümle içinde kullanımı: “Övmek istemem lakin liyâkatmend bir insan olduğunuz her halinizden belli. ”

Liyakat Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Yaraşma, değerli olma, yararlık, değim, yeterlilik, yararlılık,

– Güç, iktidar, fazilet, marifet, hüner, erdem

Cümle içinde kullanımı: “Köprü yapımında eli işe yatkın, liyâkat sahibi ustaları toplamak gerek.”

Lıve Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Aldatıcı, yaltaklanan, şaka yapmayı seven, dolandırıcı

Cümle içinde kullanımı: “Senin ahbap böyle lîve bir adam olduktan sonra asla aç kalmaz. “

Livaz Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Sığınma, korunma, iltica etme

– Birbirinin arkasına gizlenme, birinin himayesine girme, saklanma

Cümle içinde kullanımı: “Almanya’ya giderek livâz talebinde bulunduğunu duydum, artık ülkeye dönmez. “