Kelime Kökeni: Farsça
– Su kovası, süzgeçli kova, bahçe kovası
– Sidik torbası, mesane
– Göl
Cümle içinde kullanımı: ” Abdan ile tüm çiçekleri sulamayı unutma yavrum, güller susuzluktan başını eğmesin.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Su kovası, süzgeçli kova, bahçe kovası
– Sidik torbası, mesane
– Göl
Cümle içinde kullanımı: ” Abdan ile tüm çiçekleri sulamayı unutma yavrum, güller susuzluktan başını eğmesin.”
Kelime Kökeni: Farça
– Ölü yıkandıktan sonra kurulamak için kullanılan havlu bez
Cümle içinde kullanımı: “Meftaya abdest aldıran hoca âb-çîn ile işini bitirince son yolculuklar için hazırlanmış oldu.”
Kelime Kökeni: Arapça-bi’r çoğul biçimi
– Kuyular, su kuyuları, çukurlar
Cümle içinde kullanımı: ” Köyün berisinde kalan çok eski bir âbâr var belki içinde su vardır.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Sayran suyu, altın suyu
– Altın renkli şarap, sarı renkteki şarap
– Toz halinde öğütülüp zamk ile suda eritilen ve yaldızlama da kullanılan altın varak
Cümle içinde kullanımı: “Hekimler âb-ı zer içmenin mideye iyi geldiğini söylemişti.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Meryem’in namusu
– Dindar kadın
– Temizlik, dürüstlük, doğruluk
– Şarap, mey
Cümle içinde kullanımı: ” Namus ve fazilette âb-ı Meryem gibi ol güzel kızım, dürüstlüğün yolundan vazgeçme.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– İçen kişiyi ölümsüzleştirdiğine inanılan efsanevi su, abıhayat, kevser suyu, bengi su
Bu sözün eş veya yakın anlamlısı eski metinlerde sıkça kullanılmıştır: âb-ı beka, âb-ı hayvan, âb-ı cavid, âb-ı Hızr, âb-ı hırşid, âb-ı zindeganî
Cümle içinde kullanımı: “Söylenceler ve eski masallar da bahsi geçen âb-ı hayatı içen ölümsüz olur insan yaşamının kısalığından kurtulurmuş.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Haram su, şarap, mey
Cümle içinde kullanımı: “Âb-ı harâm içiyor başımı derde salıyorsam aşktan ey canım!”
Kelime Kökeni: Farsça
– Su, mâ
– Hayat suyu, ölümsüzlük
Cümle içinde kullanımı: “Âb suyunu dudaklarıma dökerken sonsuz bir hayatın düşlerine daldım.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Lüzucetli, yapışkan, yapışan, kopmadan uzayan, genişleyen şey
Cümle içinde kullanımı: “Lüzûcî kıvamında olan balın ne kadar doğal olduğunu renginden ve dokusunda anlayabilirsiniz.”
Kelime Kökeni: Arapça-lutf, zarf
– Merhamete özgü, yardımla ilgili, ihsan, iyi davranış
– Hoşluk, güzellik, letafet
Cümle içinde kullanımı: ” Lütfi davranışlarından ötürü burada iyi karşılanan bir adamdır sözü geçer. “