Kelime Kökeni: Arapça
– Sarhoş olma
– Kendinden geçme
– Can çekişme, ölüm anı
Deyim: Sekerât-ı mevt – Sekerâtü’l-mevt
Cümle içinde kullanımı: Sekerat anında soğuk terler döken beden, ruhtan ayrılmamak gayesine düşse de ne fayda.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Sarhoş olma
– Kendinden geçme
– Can çekişme, ölüm anı
Deyim: Sekerât-ı mevt – Sekerâtü’l-mevt
Cümle içinde kullanımı: Sekerat anında soğuk terler döken beden, ruhtan ayrılmamak gayesine düşse de ne fayda.”
Kelime Köken: Arapça
– Birbirini karşılıklı sevme, aşıktaş olma, sevişme durumu
Cümle içinde kullanımı: “Sevgilim, bu gece yüreğimizi bir kenara bırakarak muaşaka eden bedenlerimize sarılalım.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Çok olan, büyük ve aşırı
– Bol
Cümle içinde kullanımı: “Ne kadar büyük, ne kadar mebzul ise dert, insan o denli güçlü oluyor.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Göz, bakış, bakma,
– Bakışıyla nazar etme
Cümle içinde kullanımı: “Yeşil rengi gözleriyle nigah etmeden duramaz. ”
Kelime Kökeni: Arapça
– Muhabbet edilen kişi
– Sevilen kişi, sevgili
Deyim: Mahbub-i Hûda
Cümle içinde kullanımı: “Ey Mahbub, sanma ki unuturum dostluğunu. Yüreğime esenlik veren arkadaşlığın ilelebet sürecektir bende.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Görerek, görmekle birlikte, gözle görülür şekilde, bizzat şahit olma
Cümle içinde kullanımı: “O kişinin ayıplarını bilmüşahede etmediğin sürece arkasından konuşmak yakışır mı?”
Kelime Kökeni: Arapça
– Asker karargahında subay yardımcısı olan kimse
– Bütüne sonradan dahil olan, ekleme, ilhak edilmiş
Cümle içinde kullanımı: “Mülhak edilen parçalar restore edilmiş binanın bütünlüğünü kazanmasını sağlamış gibi görünüyor.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Halının düz dokunmasının sağlayan araç
– Eylemin -mak/mek eklerini alarak ad olarak kullanılan biçimi.
Cümle içinde kullanımı: “Fiil, kök ve gövdelerin karşıladıkları eylemler mastar ekleri kullanılarak gösterilir.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Namert, alçak kişi, korkak, erdemsiz
Cümle içinde kullanımı: “İçimdeki muhannet yanımı ne atabiliyor ne de ondan kurtulabiliyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Kabir, gömüt, mezar, metfen, sin
Cümle içinde kullanımı: “Abdülhak Hamit Tarhan, Makber şiiri karısının ölümü üzerine kaleme almıştır. “