Kelime Kökeni: ad
– Çizme ucunun şekli ve kalıbı
Cümle içinde kullanımı: “Ayakkabı tamircisine levger tarifini vererek sağlam bir çizme yapmasını rica ettim.”
Kelime Kökeni: ad
– Çizme ucunun şekli ve kalıbı
Cümle içinde kullanımı: “Ayakkabı tamircisine levger tarifini vererek sağlam bir çizme yapmasını rica ettim.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Venediklilerin bahriyede kullandıkları hafif asker, Arnavut askeri
– Osmanlı donanmasında yer alan denizci asker
– Ayyaş içkici, hafif meşrep tavır ve hareketli, zampara
– İffetsiz kadın, orospu
– İbne, eş cinsel erkek
– Hizmetçi, ayak işleri yapan kimse
– Hırsız, yaramaz
– Günümüzde yakışıklı, boylu poslu kimse
Cümle içinde kullanımı: ” Gözü pek, yaman mı yaman levend bir adamdı ağabeyim, insafsız bir kurşuna gitti. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Ağızda bir şeyi veya bir lokmayı öteye beriye döndürme, ağız içinde bir lokmayı evirip çevirme döndürme
Cümle içinde kullanımı: “Matem henüz üzerime yeni sinmişken ağzımdaki ekmek levc olup kursağıma diziliyordu.”
Kelime Kökeni: Arapça-lâmi’a
– Parlayanlar, nurlar, parlamalar
Cümle içinde kullanımı: “Ah bir denk gelsem gül cemalinin levâ’mi dolu gülümseyişine. “
Kelime Kökeni: Arapça-lâ’ime
– Serzenişler, çekiştirmeler, başa kakmalar, zemmetmeler, bir kimseyi yüzüne karşı çekişmeler, yakınmalar
Cümle içinde kullanımı: “Nafile levâ’im ile bir arpa boyu yol alamazsınız hemşerilerim.”
Kelime Kökeni: Arapça-levâyıh
– Kanun tasarıları, yasa tasarıları
Cümle içinde kullanımı: “Cumhuriyetin ilk yıllarındaki levâ’ih halkın kalkınması ve eğitimi yönünde olmuştur. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Aşk ateşiyle yananlar, kalpleri aşk ateşiyle tutuşmuş kimseler
Cümle içinde kullanımı: ” Levâ’ic olanlar aşkına deva bulamadığında halleri çöldeki Mecnundan beter olur. “
Kelime Kökeni: Arapça
– İlaveler, ekler, sonradan katılmış parçalar
Cümle içinde kullanımı: ” Ankara’da bulunan eserin nüshası levâhik sahifelerden oluşuyor. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Gönül yarası, yürek acısı, yürekten gelen acı, aşktan ve sevgiden gelen iç yanığı
Cümle içinde kullanımı:”Lev’a eyleten yâr, bir kez gül yüzüme kaderimin kara yazısı silinsin. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Olsa olsa, olsa bile, daha ziyade
– Yısa etme, çekme, toplama, germe
– Yanma, kavurma, özünden ateş çıkma
Cümle içinde kullanımı: “Sanmam bu durumun gerçeği bu kadar vahim olsun, lev yalan söylüyordur. “