Ece Üner’den Koronavirüs fırsatçılarına büyük ayar!

Geçen gün Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamayla birlikte Koronavirüs’ü Türkiye’de yeni bir panik havasına neden oldu. Halk marketlere ve eczanelere koşarak hijyen malzemesi ve yiyecek satın almaya başladı. Bunu fırsat bilen satıcılar hijyen ürünleri, maske olmak üzere temel gıdalara kadar zam yaparak para kazanmaya çalıştı. Ürünlere fahiş oranlarda zam yaparak yarar sağlamaya çalışan fırsatçılara Show TV Ana Haber sunucu Ece Üner’den sert cevap gecikmedi.

Ana Haber programında doğru yöneltme yaparak, dikkat çekici açıklamalarıyla tanınan Ece Üner, Kovid-19 salgınını fırsata çeviren kişileri gündemine aldı. Namuslu esnafları tenzih ederek başladığı konuşmasında, fırsatçılara günün en büyük ayarını verdi.

“Namuslu esnafa hiçbir lafımız sözümüz yok. Ama Virüs mü, fırsatçılar mı daha hızlı yayılıyor, bilemedik. Koronavirüs geliyor maske fiyatı 5 katına çıkıyor. Dezenfektan fiyatları katlanıyor. Makarna 3 katına çıkıyor. Deprem oluyor ev sahipleri kirayı 3 kat artırıyor. Sorsan hepimiz Müslümanız. Ama gel gör ki, namaz 5 vakit, ahlak 24 saat farz. İhbar edin, Bu bizim vatandaşlık sorumluluğumuz”

Ana Haber bültenini izleyen sosyal medya kullanıcıları Ece Üner’in konuşmasına destek vererek, Twitter’da Üner’in konuşmasını paylaşarak gündem olmasını sağladı. Ece Üner’in konuşmasının tamamını dinlemek için videoya tıklayın.

 

Türkiye’de ilk Koronavirüs tanısı bir hastaya koyuldu!

Koronavirüs salgını İran’dan sonra Türkiye’ye kadar geldi. İlk koronavirüs vakası tespit edildi, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca canlı yayında açıklamalarda bulundu. Fahrettin Koca, hastada koronavirüse rastlandığını söyleyerek karantinaya alındığını bildirdi.

Hasta mahremiyeti açısından kimliği ve yaşadığı şehir açıklanmazken, hastanın bir erkek olduğu ve genel sağlık durumunun şu an iyi olduğunu belirtti.

Dün itibariyle Türkiye’de görülen koronavirüs’ü hakkında açıklamalarda bulunan Koca, gece geç saatlerde canlı yayına çıkarak son durum hakkında bilgileri paylaştı. Hastaya yapılan testlerin pozitif çıktığını şu sözlerle ifade etti.

“Koronavirüsü şüphesi olan vatandaşımızın test sonucu pozitif çıktı”

Hastanın kimliğini açıklamadan virüsü Avrupa teması yüzünden alındığı duyurdu. Türkiye’de ilk koronavirüs vakası olan hastanın dış dünyadan izole edilerek karantinaya alındığını ve tüm ailesininde gözetim altında tutulduğunu belirtti.

 “Tanı, yüksek ateş ve öksürük şikayetinin sebebinin araştırılması sonucu konulmuştur. Hasta bir erkektir ve genel durumu iyidir. Aile bireylerinin hepsi ve yakın çevresindeki tüm bireyler bu anlamda gözetim altındadır ve her biri şüpheli kabul edilmiştir. Hasta mahremiyetinin korunması açısından detaylı bilgilerin paylaşılması uygun bulunmamıştır. Verilere göre tanı erken konulmuştur. Virüs bulaşmışsa bu çok sınırlıdır”

İtalya Başbakanı Conte bütün ülkeyi kırmızı bölge ilan etti!

Çin’de ortaya çıkan yeni tip koronavirüs (Kovid-19), birçok ülkeye sıçrayarak dünyanın alarma geçmesine neden olmuştu. Koronavirüs’le mücadeleye girişen ülkelerden biri olan İtalya, salgının bulaştığı kişi sayısının 9 bin 172 kişiye çıkması ve can kaybının 463’ü bulması nedeniyle olağanüstü hal uygulamasına geçti.

İtalya Başbakanı Giuseppe Conte, dün akşam toplanan Bakan Kurulu’nun aldığı önlem tedbirlerini açıkladı. Başbakanlık sarayı Chigi’de düzenlenen basın toplantısında kameralar karşısına geçen Conte, bütün ülkede yürürlüğe girecek kararname hakkında bilgiler verdi.

“Rakamlar, bize ölen ve yoğun bakımdaki kişi sayısının ne yazık ki önemli şekilde arttığını söylüyor. Artık zaman kalmadı. Hepimiz, İtalya’nın iyiliği için bir şeylerden vazgeçmeliyiz. Önemli sayıda kişiye bulaştığı için alışkanlıklarımızı değiştirmek durumundayız. Artık tek bir kırmızı bölge yok, tek bir İtalya, korumalı bir İtalya var. Bütün ülkeyi kırmızı bölge ilan ediyoruz.”

Tüm ülke çapında serbest dolaşımı zorunlu haller olmadıkça kısıtlayacaklarını, tüm ülkeyi kırmızı bölge ilan ettiklerini duyurdu. Tüm İtalya’yı bir çeşit karantina aldıklarını ifade eden Conte, ayrıca ülke genelinde tüm eğitim kurumlarının 3 Nisan’ kadar kapalı olacağını duyurdu.

Ülke genelinde sıkı yönetimi ele alarak salgının daha fazla kişiye bulaşmasının önüne geçmek istediklerini söyleyen Conte,Bakanlar Kurulu’nun çıkardığı kararnameye göre ülkede sadece sağlık çalışanları ordu mensupları ve hükümet yetkililerinin serbestçe dolaşabileceğine dikkat çekti.

“Bana inanın ki, bu kolay değil, bütün bu kuralları bütün yarımadaya uygulamak. Bu işin ciddiyetinin farkındayız. Bütün sorumluluğu alıyoruz. Sorumluluk zamanı. Sağlık herkesin esas hakkıdır. Bundan geri adım atmaya izin veremeyiz. Bugün için doğru karar evde kalmaktır. İtalya’nın geleceği bizim elimizde. Herkes kendi üzerine düşeni yapmalı.”

 

Nietzsche Ağladığında – IRVİN D. YALOM

Irvin D. Yalom, 1931 Washington DC doğumlu Rus-Yahudi kökenli Amerikalı psikanalist, psikiyatrist, psikoterapisttir. Alanı üzerine bilimsel kitaplar ve romanlar yazan yazar ayrıca varoloşçu psikoterapinin yaşan en önemli temsilcilerinden biridir. Sigmund Freud – Psikoterapi 2009 ödülüne layık görülmüştür. Alan kitapları öğrencilerin eğitiminde ders kitabı olarak kullanılmış, romanları ise birçok dile çevrilmiştir. Eserlerinde daha çok felsefe ve psikanalist metaforlar kullanan Yalom’un Nietzsche Ağladığında romanı 2007 yılında beyaz perdeye aktarılmıştır.

Nietzsche Ağladığında

Ümitsizlere ilaç, ruhlara doktor yoktur.

*

Benim ‘yaşama amacım’ bundan…” diyerek başparmağıyla gövdesini gösterip devam etti, “bu sefil canlı hücrelerden tamamen ayrı. Yaşamımın bir niçini var, nasılına da tahammül gösterecek güce sahibim. On yıllık bir yaşam amaçlıyorum, bir misyonum var. Burada,” derken başını gösteriyordu, “kitaplara, neredeyse bitmiş, yalnızca yazılması kalmış kitaplara gebeyim. Bazen baş ağrılarımın, beynimdeki doğum sancılan olduğunu düşünüyorum.

*

Bize gereken duygudaşlık değil, kendi duygularımıza hükmedecek gücü tekrar kazanmamızdır.

*

Düşünceler duygularımızın gölgesidir; ama her zaman daha karanlık, daha boş ve daha sade.

*

Ümit kötülüklerin en kötüsüdür, çünkü işkenceyi uzatır.

*

Çektiğim işkenceyi, uykusuz gecelerimi, intiharla flört etmemi kim anlayabilirdi?

*

“Tek ödevin kendin olmaktır. güçlü ol yoksa büyümek için başkalarını kullanmak zorunda kalırsın.”

*

Bir insanın kendine karşı en büyük ödevi hakikati keşfetmektir

*

Yaşamımın bir niçini var, nasılına da tahammül gösterecek güce sahibim.

 

10 bin saat kuralı Nedir?

İlk olarak Malcolm Gladwell’in ortaya tezlerden biri olan 10 bin saat kuralı, bir konuda uzmanlaşmak için belirtilen gerekli süre olarak tanımlanabilir. Gladwell’in 2008 yılında piyasaya çıkan kitabı Outliers’da iddia ettiği üzere başarıyı getireceği öne atılmış bir fikirdi. Kitapta başarının beraberinde gelmesi için iki tez ortaya atılmıştı bunlardan en ilgi çekeniyse 10,000 saat kuralıydı.

Küresel çapta kitap çok satanlar listesine girerken konu hakkında birçok seminer ve araştırmalar yapıldı. 10 bin saat kuralının başlıca maddesi; bir alanda başarılı olmak istiyorsan çalışmalısın.

Kitabın yazarı savını doğrulamak için The Beatles ve Bill Gates’i örnek olarak vererek, çalışma azmini anlatmıştır. Lisede okurken evinin yakınlarındaki Washington Üniversitesi’nde bulunan bilgisayar laboratuvarına giden Gates’in kod çalışmasını örneklendirmiştir.

Gladwell örneklerinden de yola çıkarak bir konunun uzmanı olabilmek için üzerine en az 10 bin saat çalışılması gerektiğini öne sürüyor.Alanda ustalaşmanın, olası riskleri ve durumları tahmin ederek uygun kararlar üretilme yetisinin sonunda başarıyı beraberinde getireceğini kanıtlıyor.

10 bin saat kuralı üzerine yürütülen hipotezler ve tartışmalar sonucunda 2014’de yayınlanan bir araştırma çalışma ve pratik yapmanın farklı alanlarda sağladığı başarıyı çıkardı.

Oyunlarda %26

Müzikte %21

Sporda %18

Eğitimde %4

Meslek dallarında ise %1‘lik oranlarda fark yarattığı kanıtlanmıştır.

Öğretmen dizisi ilk bölümüyle reyting sıralamasını alt üst etti!

İlker Kaleli’nin baş rolünü üstlendiği Öğretmen dizisi ilk bölümüyle seyircileri kendisine hayran bırakmayı başardı. MEDYAPIM’ın üstlendiği dizinin senaryosunu Merve Girgin kaleme alırken, dizi ilk bölümüyle seyircilerden tam not almayı başardı.

4 Mart Çarşamba akşamı ekranlara gelen Öğretmen dizisi yayınlanan ilk bölümüyle AB hedef kitle sıralamasında 10,16 reyting, 23,87 share aldı. Sosyal medyada da oldukça ses getiren dizi Twitter Dünya ve Türkiye gündeminde 1. sıraya gelerek en çok konuşulan dizi olmayı başardı.

İzleyicilerden olumlu yorumlar alan Öğretmen dizisi baş rolünde İlker Kaleli yer alırken, Ceren Moray, Afra Saraçoğlu, Serhat Kılıç, Serkan Keskin isimlerinden oluşan kadroyla birlikte her Çarşamba 20:00’da ekranlara gelecek.

Öğretmen dizisinin konusu ise fizik öğretmeni olan Akif Erdem’in öğrencilerine insanlık dersi vermek istemesini inceliyor. Ancak Akif öğretmen diğer öğretmenlere ise hiç benzemiyor. Son dersi için sınıfı rehin alan öğretmen, kendisiyle birlikte sınıftaki öğrencilerimde dışarı çıkmasını engelliyor.

12. sınıf öğrencisi Rüya Örnek’in ölümüne kimin sebep olduğunu sorar. Öğrencilerin kurtulmak için tek şansı doğruyu söylemektir. Öğretmen dizisi orijinal adı 3 Nen A Kumi: Ima kara Mina-san wa, Hitojichi Desu olan Japon dizisinden bir uyarlama. Orijinal dizinin ingilizce ismi ise  Mr. Hiiragi’s Homeroom, 2019’da yayınlanan 10 bölümlük dizisinin IMDB puanı 7,4 alarak belirlenmiş.

Barbie’nin yeni rol modeli Milli Yüzücümüz Sümeyye Boyacı oldu!

17 yaşındaki Milli yüzücümüz Sümeyye Boyacı, Barbie’nin yeni modeli oldu. Önyargıları yıkmak, kadınların başarısını ve potansiyelini ortaya çıkarak, hayali duvarları yıkmaları için bir kampanya başlatan Barbie markası, farklı ülkelerdeki başarılı kadınların oyuncaklarını üretiyor.

Daha önce Türkiye’den rol model olarak Gülse Birsel ve Çağla Kubat’ı seçerek oyuncak bebeklerini üreten firmanın bu sene ki seçimi Sümeyye Boyacı oldu.

Doğuştan iki kolu olmayan 17 yaşındaki milli yüzücümüz Sümeyye Boyacı uluslararası yarışmalarda paralimpik yüzücü olarak ülkemizi temsil ediyor.

Amerika’da geçen yıl düzenlenen Dünya Paralimpik Yüzme Şampiyonası’nda altın madalya kazanarak göğsümüzü kabartan Boyacı, Londra’da düzenlenen yüzme yarışmasında gümüş madalya kazandı.

4 yaşındayken ayaklarıyla resim yapmaya başlayan Sümeyye Boyacı’nın yaptığı resimler 2009 yılında Moskova’daki bir sergide de yer aldı. Doğuştan kolları olmamasına rağmen hayata azimle sarılan Sümeyye Boyacı, gençlere umut olmaya devam ediyor.

 “Kollarım yok ama kimsenin görmediği kanatlarım var”

ANNEYE ÖZÜR!

 

Bir kadın sevdim; kucağı ana olan, bakışı sevgiliye dönüşen. Güneşi üstüne topladığında yüreğimi kamaştıran, bade gözleriyle zulmeden bir kadın sevdim.  Kimseye söylemedim içimde zuhur eden yangını, açık edemezdim. Kenarı köşesi tıraşlanmış bir sır gibi saklamayı yeğlerken, kamaştıran gülümsemesine susuverdim.

Onu her manaya gelebilecek şekilde sevdim, dünya üzerindeki tüm diller bu sevgiyi karşılayacak bir kelimeye sahip değildi.  Adına anne demişlerdi ancak boyutları aşan bir güce sahipti.  Mis kokan ellerinde bin türlü çiçeğin özü saklıyken hangi parfümle yıkansa kokusunu takip ederdim.  İçimde sakladığım küçük çocuğu bir tek ona adamıştım.  Bu kadın ki, hayatımın her anında onun tarafından kabul edilip taktir edilmek istediğimdi.

Bak Anne, bu kez seni sevdiğimi utanmadan söyleyebiliyorum. Yüreğimdeki ezinç henüz ağzıma ulaşmadı, çekimser kalmayacağım bu sefer. Geçmişin kahve tonlu hatıralarındaki gibi direnç göstermeyeceğim.  Bir anne nasıl sevilir sorusuna gücenmeyeceğim. Hikayemiz bitmedi, ben hala kundağıyla kollarının arasında yatan çocuğum.

Sen tarafından, özellik senin gözünde büyük bir insan olarak benimsenmek için çalışacağım. Her hatamı görmezden gelirken, senin gurur kaynağın olma isteğimi sürdüreceğim. Küçük oyunlarda kaybettiğim kişiliğimi hasletime verip, sana veremediğim değerin yekpare acısını sinemde yücelteceğim.

Bir anne nasıl yitirilir, nasıl yok olur demeyeceğim. Anne seni sevdiğimi söyledikçe kadim hayatını, bu hayatın yaşamım da olan önemini vurgulayacağım. Zaman makarasını geriye sarabilsem keşke, keza mefhumumu kaybetmeden önce sana sarılabilirdim. Ayaklarına kapanır özür dilerken, şu an bile sana ihtiyacım olduğunu itiraf ederdim.

Bütün çocukların her yaşta, her süreçte ve dönemde annesine olan gereksinimi fark ettiğimi söylerdim.  Tecrübeyle sabit olan yanlışlarımı sana mal etmeden üstlendiğimi, dünya üzerinde sevdiğim ilk kadın olduğunu kıvançla söylerdim.

Seni hep sevdim anne, bunu söylemekte geç kaldığım için affedebilir misin beni?

 

-SEMRA ŞENOL

Gözlerinizin rengi karakteriniz hakkında bilgi veriyor

Göz renginizin karakteriniz hakkında aydınlatıcı bilgiler yansıttığını duymuş muydunuz? İsveç’te yapılan bir araştırma sonucunda göz renklerinin insanların bazı davranışları ve kişilikleri hakkında bilgiler verdiği ortaya çıkmıştır. Nörolojik olarak beyine direkt bağlı olan gözlerimiz, beyin aktivitelerimizi doğuştan etkileme nüansına sahip. Beyni oluşturan frontal lob aynı genden etkileşim göstererek göz rengimizi oluşturuyor. Karakter tipinin bir yansıması olduğu düşünülen göz renklerine göre ortaya çıkan kişilik özelliklerimizi inceleyelim.

1- Mavi Göz

Manevi ve fiziksel açıdan büyük bir güce sahip olan mavi gözlü kişiler, yapacakları seçimlerle nasıl bir insan olduğunu kendi belirliyor. Baskın bir kişiliğe sahip olmakla birlikte egoist davranışları olan mavi gözlü kişiler adaptasyon konusunda sıkıntı çekmedikleri gibi gelişme daha yatkın oluyorlar. Özgür ruhları sayesinde karşısındaki kişileri çabuk etkiliyorlar. Acıya dayanıklı olmaları bir yana seçimlerini kötüye kullandıkları taktirde tehlikeli bir kişiliğe bürünebiliyorlar.

2- Yeşil Göz

Etrafındakileri kısa bir sürede etkisi altında bırakan yeşil gözlü kişilerin en belirgin özelliklerinden birisi ilgi çekecek kadar çekici olmalarıdır. Liderlik konusunda yeteneği olmasa da gizli bir şekilde insanları arkadan yönetme gücüne sahiptir. Kontrolün kendisinde olmasını seven yeşil gözlü kişiler, özgüvenleri yüksek ve yaratıcı kişilerdir. Gizemli bir ruha sahip olan yeşil gözlü insanlar, duygularını kontrol altına almada başarılı bir iş çıkarırlar. Patlak veren kriz durumlarını en iyi şekilde yönetme gücüne sahiptirler.

3- Ela Göz

Anın tadını çıkarmayı, planlar olmaksızın spontane bir hayat tarzını benimseyen ela gözlü kişiler, özel bir karaktere sahiptir. Özgürlüklerine düşkün oldukları kadar gizemli kalan yanları da vardır. Kalıplara sığmadan sürekli bir değişim arayışında olan ela gözlü insanlar, kendini ve çevresini keşfetmek için büyük bir istek duyar.

4- Koyu Kahve Göz

Siyaha yakın koyu kahve göz rengin sahip kişiler liderlik konusunda önde gelen kişilerdir. Baskın bir karakterleri vardır, anında ve keskin kararlar verebilme kabiliyetin sahiptir. Odaklanma da sıkıntı yaşamadıkları gibi güçlü bir dirayete sahiptirler. Disiplinli ve kuralları önemseyen kişilerdir.

5- Açık Kahve Göz

Sıcak kanlı, çevresindeki kişilerle iyi anlaşan bir karaktere sahip olan açık kahve gözlü kişiler arkadaş canlısıdır. Ağır başlı bir ruhları vardır, çevresindekiler tarafından saygı değer biri olarak kabul edilir. Karşısındakine karşı kibar davranışlarıyla öne çıkan açık kahve gözlü kişiler genellikle uyku konusunda sıkıntı çekerler.

6- Gri Göz

Mavi göz renginin bir türü olan gri gözler ender görülmektedir. Kişilikleri de farklı olmakla birlikte çevresinden sakladığı bazı yönleri vardır. Karakter olarak iki farklı insanmış gibi davranabilen gri gözlü kişiler yardım etmeyi severler.  Ancak mavi gözlü kişilerdeki gibi yapacakları seçimler doğrultusunda iyi veya kötü olmayı kendileri seçer…

 

Vefatının 7. yıl dönümünde usta sanatçı Müslüm Gürses’i sevgiyle anıyoruz!

3 Mart 2013 yılında tedavi gördüğü hastanede kalp yetmezliği nedeniyle hayatını kaybeden usta sanatçı Müslüm Gürses, vefatının 7. yılında sevenleri tarafından saygıyla anılıyor. Arabesk müziğin Müslüm Baba lakaplı sanatçısı Müslüm Gürses, zorlu bir hayattan geçerek yoksulluk içinde en yüksek noktalara çıkmış sanatçılardan biriydi.

Küçük yaşlarda türkü söyleyerek geçimini sağlayan büyük usta, küçük yaşlarda eline aldığı mikrofonu vefatına kadar hiç bırakmadı.  Geçmişi acılarla dolu olan Müslüm Gürses, sayısız eserleriyle sevenlerin gönlüne taht kuran unutulmaz bir isim haline gelmiştir.

Hayat hikayesi Müslüm adıyla beyaz perdeye aktarılan ustan sanatçı, ölümünün ardından 7 yıl geçmesine rağmen hala  sevgi ve saygıyla anılıyor.