Kelime Kökeni: Farsça
– Ürkek ceylan, korkak
– Sevgili
Cümle içinde kullanımı: “Güzeller güzeli ahudil’im, var sen yak beni ah edersem çıksın gözüm.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Ürkek ceylan, korkak
– Sevgili
Cümle içinde kullanımı: “Güzeller güzeli ahudil’im, var sen yak beni ah edersem çıksın gözüm.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Tacir, tüccar, alış verişle uğraşan esnaf
– Ağalık eden Yahudilere verilen ad
Cümle içinde kullanımı: “Bazergan aynı zamanda İran’ın Batı Azerbaycan eyaletinde yer alan bir şehirdir, Türkiye sınırına da yakındır.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Haberler
Rivayet edilmiş hikayeler
Cümle içinde kullanımı: “Eski dönem ahabirler dergilerde, elden ele dolaştırılan tek sayfalık ilanlarda yer alırdı.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Mutluluğa erişmiş kişi
– Memnun
Cümle içinde kullanımı: “Elbet bir gün besendegar olur yüreğim, o zaman işte doyasıya gülerim.”
–
Kelime Kökeni: Arapça
– İktidarı ve makamıyla
– Kuvveti ve gücüyle
Cümle içinde kullanımı: “Fatih Sultan Mehmed, yönetici ruhu ve biliktidar niteliğiyle adını tarih yazdıran padişahlardan biriydi.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Genellikle Arapların üstüne giydikleri hırka
– Nakletme, taşıma, bir yerden başka bir yere götürme
– Alt etme, karşısındakini yenme
Cümle içinde kullanımı: “Kaside-i Bürde, İslam peygamberi Muhammed adına yazılmış en iyi övgü kasidelerinden biridir. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Güzel resim yapan sanatçı
– Portre yapan ressam
Cümle içinde kullanımı: “Fırçasında güller açarken beyaz bulutlar mavi göğü kaplardı, gördüğüm en iyi bütnigarlardan biriydi.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Dokuzunca kat gök, dokuzuncu felek, dokuz kat sema
Cümle içinde kullanımı: “Neylerim sen yoksan felekül-eflak’ı, ayrılığa nasıl dayanırım?”
Kelime Kökeni: Arapça
– Tutkun derecesinde sevdalı, aşık, seven kişi
– Doğu edebiyatına ait bir aşk hikayesindeki Azra’nın sevgilisi
Cümle içinde kullanımı: “Vamık ve Azra mesnevileri Farsça’dan tercüme edilerek Türk edebiyatına dahil edilmiş, mensur bir aşk romanıdır.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Bir kimsenin iyi yanlarını, özellikleri öven anlatan kişi
– Tek te vasıflarını beyan ederek metheden, vasıflandırarak bildiren
Cümle içinde kullanımı: “Aman efendim abartıyorsunuz, vassaflık yeteneğinizle beni göklere çıkarttınız doğrusu.”