Abdestlik Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça-ad

– Abdest alınan yer

– İbadet sırasında en üste giyilen önü açık hırka türü giyecek, ulema giysisi

Cümle içinde kullanımı: ” Şu ilerde bir abdestlik görür gibi oldum hemen gidelim.”

Abdest-hane Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Abdest bozacak yer, hela, tuvalet, ayak yolu, memişhane, kenef, kademhane

– Abdest alacak yer

Cümle içinde kullanımı: “Ayıp olmazsa bir koşu abdest-hâneye gidip geleyim birader sen bekleyiver. “

Abdestan Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Abdest almaya yarayan su kabı, su ibriği, ibrik

– Su koymaya yarayan kulplu emzikli kap

Cümle içinde kullanımı: “Kızım tarlaya gitmeden abdestânla bir su dök de abdest alayım.”

Abdest Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça 

– Namaz ve benzeri ibadeti yerine getirmek i.in ağza ve burna su çekme; elleri, yüzü ve ayakları yıkama ile kulaklara ve başa ıslak elle mest etme

– Müslümanların temizlenmek için kullandıkları yöntem, arınma

– Gaita çıkarma, işime

Cümle içinde kullanımı: “Öğlen namazı yaklaşıyor abdestimi tazeleyip Camii’ye gidelim.”

Abdar Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Sulu, taze

– Gösterişli, parlak, zarif, güzel

– Sağlam vücutlu

– Keskin, bilenmiş, iyi kesen

Cümle içinde kullanımı: ” Portakalın en alası âb-dâr olanıdır beyefendi, dalından kopanı daha makbuldür. “

Abdan Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Su kovası, süzgeçli kova, bahçe kovası

– Sidik torbası, mesane

– Göl

Cümle içinde kullanımı: ” Abdan ile tüm çiçekleri sulamayı unutma yavrum, güller susuzluktan başını eğmesin.”

Abdalan-ı Rum Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Anadolu dervişleri

– Anadolu’da mevcut bulunan dört batınî güçlerinden biri

– Kalenderiyye tarikatine mensup dini-askeri zümreye verilen ad

Cümle içinde kullanımı: “Abdâlân-ı Rum tarikatı topladıkları hayırlarla ramazan ayında yoksullara yardım dağıtırlar. “

Abdal Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça- bedel, bedîl, ebdal, abdalan

– Anadolu’da gezgin olarak yaşayan oymaklara verilen isim, gezgin derviş

– Çabuk aldanan, çabuk kanan, ahmak, safdil

– Kalender meşrep, derviş adam, tevekkülcü, dünyadan elini eteğini çekmiş kimse

– Anadolu’da yaşayan bir Türk boyu,

– Üstü başı perişan kimse, dilenciye benzeyen

– Bektaşî

Cümle içinde kullanımı: “Abdâl temiz kalbiyle konuşur, imanı için susar efendim.”

Âb-çîn Nedir?

Kelime Kökeni: Farça

– Ölü yıkandıktan sonra kurulamak için kullanılan havlu bez

Cümle içinde kullanımı: “Meftaya abdest aldıran hoca âb-çîn ile işini bitirince son yolculuklar için hazırlanmış oldu.”