Kelime Kökeni: Farsça
– Abdesthane, tuvalet, memişhane, kenef, avgana
Cümle içinde kullanımı: “Biraz daha bekleyelim dedemiz âb-hâneye uğradı. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Abdesthane, tuvalet, memişhane, kenef, avgana
Cümle içinde kullanımı: “Biraz daha bekleyelim dedemiz âb-hâneye uğradı. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Su renginde
– Gökyüzü renginde, mavi, ezrak
Cümle içinde kullanımı: “Âb-gûn ağardığında tüm kötülük ve şeytanlar gecenin karanlığına saklanır. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Ayna, sırlı cam, mirat
– Sürahi, kadeh, cam bardak
– Gözyaşı
– Şarap
Cümle içinde kullanımı: ” Akıttığı âb-gînleri toplayıp gözyaşı şişesine akıtarak sevdiğini gönderdi.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Havuz, küçük göl
– Karın boşluğu
– Boş böğür, göğüs kafesi
Cümle içinde kullanımı: ” Âb-gâh’ın serin sularına bir saldın mı kendini serinler rahatlarsın, hele bir suyun temizliğine bak.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Çiş yapan, işeyen, idrar yapan, hacet gideren
Cümle içinde kullanımı: “Âb-efşân insanlar için umumi tuvalet yapmışlar neden ağaçlık alan arıyorsun ki?”
Kelime Kökeni: Arapça
– ibadet edenler, ibadette bulunanlar, kullar, tapınanlar
Cümle içinde kullanımı: “Ey abede ne zaman sıkışır ve dara girersen ellerini semaya açıp dua et!”
Kelime Kökeni: Arapça
– Köleler, kullar, esirler, tutsaklar
Cümle içinde kullanımı: “Abdûn olmuşsan farklı bir ülke de inan bana ruhen yaşamana izin vermezler. “
Kelime Kökeni: Arapça- abd
– Kulluk, köleler, kölelik, ubudiyet, bağlılık
Cümle içinde kullanımı: “Allah’tan ve peygamberinden başka kimseye abdiyyet olma, makamda para da geçicidir.”
Kelime Kökeni: ad-sıfat
– Abdesti bozulmuş adam
– Uğursuz, kötü adam, meşum, musibet
Cümle içinde kullanımı: ” Bu adam nereye adımını atsa kurutuyor abdestsiz midir nedir?”
Kelime Kökeni: Ad
– Boy abdesti almış kimse
– Gusül abdesti almış kimse
Cümle içinde kullanımı: ” Bünyamin mutlaka uzak yola çıkarken abdestlü olarak çıkar kazadan beladan sakınayım diye.”