Kelime Kökeni: Arapça
– Allah’ın izniyle
– Allah izin verirse
– Allah’ın icazetiyle
Cümle içinde kullanımı: “Bi-iznillah çıktığımız yolda katığımız hayır dualarımızdır.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Allah’ın izniyle
– Allah izin verirse
– Allah’ın icazetiyle
Cümle içinde kullanımı: “Bi-iznillah çıktığımız yolda katığımız hayır dualarımızdır.”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-iştibâh
– Benzersiz
– Şüphesiz
– Kuşkusuz
– Şüphe etmemek
– İşkilsiz
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-irtiyâb
– Şüpheden arınmayan
– Şüphe götürmeyen
– Şüphesiz
– Kuşkusuz
Cümle içinde kullanımı: “Gerek yazılı gerekse sözlü olarak bî-irtiyâb maddeleri uygulama esasına geçeceğiz.”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-intihâ
– Bitimsiz
– Sonsuz
– Ebedi
– Sonu olmayan
– Namütenahi
Cümle içinde kullanımı: “Bî-intihâ dünyanın bir garip yolcularıyız kime sitem edip kime dert yanacağız.”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-insâf
– İnsafsız
– Acımasız
– İmansız
– Vicdansız
– İnsafı olmayan
– Vicdanı olmayan
Cümle içinde kullanımı: “Rabbim bizleri bî-insâf yoksunu insanların yüreklerinden korusun!”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-ilâc
– Çaresiz
– İlaçsız
– Devasız
– Umutsuz
– Onulmaz
– Biçare
Cümle içinde kullanımı: “Senle ben ancak bî-ilâç dertlerimizden tanırız birbirimizi, ikimizde aynı yaranın mensubuyuz.”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-ihtiyâr
– Kendiliğinden
– Elinde olmayarak
– İradesi dışında
– Bizatihi
– Kendi kendine
– Özünden
Cümle içinde kullanımı: “Bî-ihtiyâr davranışlarının arkasında büyük acılar saklayan doğası üzgün bir gençti.”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-idrâk
– Boş kafa
– Bilinçsiz
– Bilinci olmayan
– Bilgisiz
Cümle içinde kullanımı: “Bî-idrâk olanlara dert anlatmaya dilimdeki tüy yetmiyor.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Soylu kimse
– Soylu
– Behzad ismi
– Asil
– Necip
Kelime Kökeni: “Bih-zâd kökenine sahip birini ulu orta rezil rüsva etmeye cüret edemezsin.”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-hüner
– Elinden iş gelmez
– Beceriksiz
– Aciz olan
– Becerisi olmayan
– Hünersiz
Cümle içinde kullanımı: “Bî-hüner olan kimselere büyük maharetler yüklemek sizce de hata değil midir?”