Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-huzûr
– Huzursuz
– Rahatsız
– Tedirgin
– Rahatı kaçan
– Ajite
Cümle içinde kullanımı: “Bî-huzûr olduğun yerde kalmak için başka bir nedenin mi var?”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-huzûr
– Huzursuz
– Rahatsız
– Tedirgin
– Rahatı kaçan
– Ajite
Cümle içinde kullanımı: “Bî-huzûr olduğun yerde kalmak için başka bir nedenin mi var?”
Kelime Kökeni: Farsça
– Şaşkın
– Bilinçsiz
– Budala
– Sersem
– Aklı olmayan
Cümle içinde kullanımı: “Bî-hûş kararlar vermeden önce sakinleş ve derin derin nefes al.”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-hudûd
– Sınırsız
– Hudutsuz
– Sonsuz
Cümle içinde kullanımı: “Bî-hudûd emeklerin karşılığı her iki dünyada da mutlaka verilir. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Çok güzel
– En iyisi
– En güzeli
– Benzersiz olanı
Cümle içinde kullanımı: “Sanırım bihterîn kızımı aramayıp sormamanızdır boşuna umutlandırmak onu da beni de üzecektir.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Pek iyi
– Daha güzel
– Kadın adı
– Çok iyi
– En iyi
– En güzeli
Cümle içinde kullanımı: “Adını Bihter koydum en güzeli en iyisini hayatında bulsun diye.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Mutlu
– Kutlu
– Değerli bir taş
– Bihruze
– Ongun
– Kutsal
Cümle içinde kullanımı: “Bihrûz gibi parlayan gözleriyle baktı mı dizlerimde derman bulamazdım.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Kendinden geçmiş
– Bayılmış
– Bilinçsiz
– Kendinde olmayan
– Şuurunu kaybetmiş
– Şuursuz
Cümle içinde kullanımı: “Yedikleri dağ mantarından sonra bütün köylü bî-hod halde yere serilivermiş.”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-hiss
– Hissiz
– Duygusuz
– Katı yürekli
– Umursamaz
Cümle içinde kullanımı: “Bu saatte sonra bî-his, sevgiden yoksun olmak lazım gelir bu devirde sevdaya lüzum kalmamış.”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-hicâb
– Utanmaz
– Arlanmaz
– Yüzsüz
– Sıkılmaz
– Aç gözlü
Cümle içinde kullanımı: “Karşında ağlayan biri varken bî-hicâb davranan kimsenin kolay kolay kalbi kırılmaz.”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Farsça-hıred
– Bilinçsiz
– Akılsız
– Anlayışı kıt
– Beyinsiz
Cümle içinde kullanımı: “Bî-hıred kafalarımıza yazıklar olsun iki kişi bir çocuğu bulamadık.”