Kelime Kökeni: Farsça-zarf
– İster istemez
– Çaresiz
– Zorunlu olarak
– Elinde olmadan
Cümle içinde kullanımı: “Çâr-nâçâr mahkumiyeti kabullenmiş gibi davrandı bir çıkar yol bulunasıya kadar tutuklu kalacak.”
Kelime Kökeni: Farsça-zarf
– İster istemez
– Çaresiz
– Zorunlu olarak
– Elinde olmadan
Cümle içinde kullanımı: “Çâr-nâçâr mahkumiyeti kabullenmiş gibi davrandı bir çıkar yol bulunasıya kadar tutuklu kalacak.”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-ilâc
– Çaresiz
– İlaçsız
– Devasız
– Umutsuz
– Onulmaz
– Biçare
Cümle içinde kullanımı: “Senle ben ancak bî-ilâç dertlerimizden tanırız birbirimizi, ikimizde aynı yaranın mensubuyuz.”