Kelime Kökeni: Arapça
– Hiçbir şey değil, hiç değeri yok, değersiz, bir şey değil
Cümle içinde kullanımı: ” Gözümde lâ-şey olan kişilerden birisin varlığın da yokluğunda bir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Hiçbir şey değil, hiç değeri yok, değersiz, bir şey değil
Cümle içinde kullanımı: ” Gözümde lâ-şey olan kişilerden birisin varlığın da yokluğunda bir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Elbette, kuşkusuz, tabii, doğal olarak, herhalde, şüphe yok
Cümle içinde kullanımı: “Lâşek söylemenize gerek yok, bende kuralların uyulması için koyulduğunun farkındayım. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Tek, ikincisi olmayan, yalnız, vahid
– Allah’ın sıfatlarından biri
Cümle içinde kullanımı: “Allah her zaman lâ-sanî yaratıcıdır ol der ve olur. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Şüphesiz, Kuşkusuz
Cümle içinde kullanımı: “Lâ-reybî Allah tektir, ortağı olmaz. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Onda hiç şüphe yok!
– Kur’an
– Allah’ın kitabı
Cümle içinde kullanımı: “Kurtuluş takvadadır anlamına gelen Bakara suresinde lâ-reybe-fîh kelimesi kitabımızı işaret etmektedir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Öyle değil
Cümle içinde kullanımı: “Hayır canım yanlış anlıyorsun lâ-nüsellim, inan bana sadece. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Eşsiz, benzersiz, örneksiz, nazirsiz, eşi benzeri görülmemiş, nadide
Cümle içinde kullanımı: “Lâ-nazîr bir kadın olduğunuz her halinizden belli hanımefendi. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Anlayışsız, anlamayan, idraksiz, idrak edemeyen, ahmak, ferasetsiz, gabi, anlayışı kıt, kalın kafalı
Cümle içinde kullanımı: “Sen lâ-müdrik misin nesin, konuşuyorum konuşuyorum bir kulağından girip diğerinden çıkıyor. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Hiç teslim etmem, hayır!
Cümle içinde kullanımı: “Lâ-müsellim, ısrar ederek kararımdan cayma mı sağlayamazsın!”
Kelime Kökeni: Arapça
– Osmanlı alfabesinde lam ile elif harfinin bir arada yazılmış biçiminin okunuşu
– Çarpık, eğri, eğri büğrü, dolambaç, dolambaçlı
Cümle içinde kullanımı: “Arka sokakların lâmelif yollarında kaybolmaktan korkmadan yürür, gecenin sessizliğine karışırdım. ”