Kelime Kökeni: Arapça
– Teğelli dikişli pamuklu veya aba kısa hırka, cepken, kepenk, hırka, yelek
– Pamuklu kadın elbisesi
Cümle içinde kullanımı: “Yırtık pırtık libâdesi yaşlı gözleriyle arkasını bize vererek yürümeye başladı. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Teğelli dikişli pamuklu veya aba kısa hırka, cepken, kepenk, hırka, yelek
– Pamuklu kadın elbisesi
Cümle içinde kullanımı: “Yırtık pırtık libâdesi yaşlı gözleriyle arkasını bize vererek yürümeye başladı. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Lanetleşme, kargıma, beddua etme, iki kişinin birbirini lanetlemesi
– Eşine zina suçlamasında bulunan veya çocuğunu inkar eden kocasının eşi ile birlikte şer’î usulüne uygun olarak dörder defa karşılıklı olarak kendileri için lanet okumaları
Cümle içinde kullanımı: ” Şer’î usulünde birbirini li’ân eden karı koca asla barıştırılamaz aynı eve girmeleri bile caiz değildir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Hırsız, arakçı, uğru, soyguncu
Cümle içinde kullanımı: ” Lıs kelimesi Arapça’dan dilimize geçmiştir ancak günümüzde kullanılmamaktadır.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Ağız tadı, tat alma duyusu, herhangi bir şeyden haz alma, tat, çeşni
– Tatlılık, hoşluk
– Hoşlanma, zevk, haz
Cümle içinde kullanımı: “Yemeğe lezzet veren baharattır, doğru baharatla harmanlanmış yemek damağı şenlendirir.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Tat veren, leziz, güzel, hoş, tatlı, lezzetli
Cümle içinde kullanımı: ” Lezzâz yemeklerden oluşan mükellef bir ziyafete konduk, karınlarımız bayram etti.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Lezzetli, hoş, tatlı, güzel, zevkli, tatlı
– Tadı güzel olan, tadı hoş, tadı lezzetli olan
Cümle içinde kullanımı: “Kuymak lezîz, damakta unutulmayan bir tat bırakan yöresel bir yemektir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Yapışkan, yapışma özelliği olan
– Elastıkî, esnek
Cümle içinde kullanımı: ” Sıcağı gören tütün yaprakları lezic suları nedeniyle birbirine yapışır. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Gerekli olma, lüzumlu, vacip
Cümle içinde kullanımı: “Bu kağıtların lezâmet olduğunu söyleseydiniz hemen teminini sağlardım.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Lezzetli olan şeyler, hoşa giden şeyler, zevk duyulan, eğlendirici, tat veren şeyler
Cümle içinde kullanımı: “ Oldu olası lezâ’iz yiyeceklerden ve hoş sohbet lakırdılardan hoşlanmışımdır. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Geceleyin, gece vakti, gece
Cümle içinde kullanımı: “Vakit leylen olup da karanlık su yüzüne çıktığında güneşin tanrıları saklanır. “