Kelime Kökeni: Arapça
– Vücutta nohut büyüklüğünde çıkan çıban
– Deride oluşan siğil, çıban
Cümle içinde oluşumu: “Yüzünde çıkan adesiyye yüzünden dışarı çıkmak istemiyor. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Vücutta nohut büyüklüğünde çıkan çıban
– Deride oluşan siğil, çıban
Cümle içinde oluşumu: “Yüzünde çıkan adesiyye yüzünden dışarı çıkmak istemiyor. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Uyuşmama durumu
Cümle içinde kullanımı: “Aynı kandan da olsak kafalarımız adem-i imtizacı denk getiremedi. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Yumurta benzeri sayılan şeyler
– Sayıyla alakalı
Cümle içinde kullanımı: ” Sıraya koymak, adediyyat etmek istesem de bunca derdi kederi yüklenemiyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Yalan yanlış, saçma konuşan kimse
– Yaşlı, bunamış kişi
Cümle içinde kullanımı:” Abuzambak, tuhaf bir o kadar da eğlenceli adamdır.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Ağustos
– Üzümden yapılma içecek
– Güneş
– Tazelik
– Güzellik
Cümle içinde kullanımı: “Şayet ömrümün geri kalanında bu abtapları görmeseydim pişmanlığım nice olurdu. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Karın boşluğu
– Böğür
– İçine su doldurulan çukur, havuz
Cümle içinde kullanımı: “Dün akşam saatlerinde abhunuma giren sancı solumu nefesimi kesmişti. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Nergise benzeyen
Nergis gibi
Cümle içinde kullanımı: “Kır tepesinde açan çiçekleri gördün mü, tıpkı abherın gibi kokuyor.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Bakımlı, özenli
– Şen
– Bakılıp güzelleştirilmiş, bayırdır, mamur
Cümle içinde kullanımı: “Yaz bahçesi baharın ilk günlerinden beri abadan edilerek temizlenip, renk renk çiçeklerle donatıldı.”
Kelime Köken: Ad – eskimiştir
– Öz güzelliği
– Dış güzellik
Cümle içinde kullanımı: “Benim gözlerim onun ancak abu reng’ini görebilir, ama kalbim ruhunu benimser.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Mısır valisi, sadrazam
– Mısır prenslerine verilen unvan
Cümle içinde kullanımı: “Fahametlü Kavalalı Mehmed Ali Paşa, Mısır’ın ilk valisidir.”
–