Kelime Kökeni: Farsça
– Ağustos
– Üzümden yapılma içecek
– Güneş
– Tazelik
– Güzellik
Cümle içinde kullanımı: “Şayet ömrümün geri kalanında bu abtapları görmeseydim pişmanlığım nice olurdu. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Ağustos
– Üzümden yapılma içecek
– Güneş
– Tazelik
– Güzellik
Cümle içinde kullanımı: “Şayet ömrümün geri kalanında bu abtapları görmeseydim pişmanlığım nice olurdu. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Karın boşluğu
– Böğür
– İçine su doldurulan çukur, havuz
Cümle içinde kullanımı: “Dün akşam saatlerinde abhunuma giren sancı solumu nefesimi kesmişti. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Nergise benzeyen
Nergis gibi
Cümle içinde kullanımı: “Kır tepesinde açan çiçekleri gördün mü, tıpkı abherın gibi kokuyor.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Bakımlı, özenli
– Şen
– Bakılıp güzelleştirilmiş, bayırdır, mamur
Cümle içinde kullanımı: “Yaz bahçesi baharın ilk günlerinden beri abadan edilerek temizlenip, renk renk çiçeklerle donatıldı.”
Kelime Köken: Ad – eskimiştir
– Öz güzelliği
– Dış güzellik
Cümle içinde kullanımı: “Benim gözlerim onun ancak abu reng’ini görebilir, ama kalbim ruhunu benimser.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Mısır valisi, sadrazam
– Mısır prenslerine verilen unvan
Cümle içinde kullanımı: “Fahametlü Kavalalı Mehmed Ali Paşa, Mısır’ın ilk valisidir.”
–
Kelime Kökeni: Farsça
– Çin işi
– Çin imparatoru
Cümle içinde kullanımı: “Çin’i birleştiren ilk fagfuri Çin Şi Huang’dır.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Berrak, temiz su
– Gökyüzü rengi, mavi
Cümle içinde kullanımı: “Gözyaşındayım romanındaki Ezrak karakteri hırçın ve hoyratlığı yüzünden sevgilini kaybediyor. “
Kelime Kökeni: Ad
– Cömert olma durumu
– Yardımseverlik
– Eli açık olma durumu
Cümle içinde kullanımı: “Derviş ve evliyalar eryahiyyet sahibi kimselerdir. ”
Kelime Kökeni: Farsça
– Güzel gözlü sevgili
– Ceylan gözlü kimse
Cümle içinde kullanımı: “Ahu çeşm’i dilberim açtım yollarımı, bir zeytin dalı kapıp geliver yamacıma.”