Kelime Kökeni: Farsça
– Hastaların tedavi gördüğü yer, hastahane
– Darüşşifa
Cümle içinde kullanımı: “Cüzzam hastalığında maristanlar yetersiz kalırken, çoğu hasta köylerinden sürülerek ölüme terk edilmiştir.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Hastaların tedavi gördüğü yer, hastahane
– Darüşşifa
Cümle içinde kullanımı: “Cüzzam hastalığında maristanlar yetersiz kalırken, çoğu hasta köylerinden sürülerek ölüme terk edilmiştir.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Kuşların dili, kuş sözü
Cümle içinde kullanımı: “Ferîdüddîn-i Attâr tarafından kaleme alınan Mantıku’t-Tayr, epik bir şiirdir. ”
Kelime Kökeni: Arapça
– Sakatlık, sakat olma durumu
– Hastalık
Cümle içinde kullanımı: “Hor görme maluliyyet sahibini, bilemezsin gün gelir seninde tutmaz dizlerin.”
– Kimyasallarla parlaklık kazandırılan iplik
– Parlak iple dokunmuş kumaş
Cümle içinde kullanımı: “Merserizeden yapılma örtü gözlerimi kamaştırıyor.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Allah’ı anlama
– Yaratanı anlama
Cümle içinde kullanımı: “Marifet-ullah’ı yol aydınlatan ışığın olarak görürsen hiçbir karanlık seni korkutamaz.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Dar olma durumu, sınırlılık
Cümle içinde kullanımı: “Mapusta mahdudiyyet çeken kader kurbanları iyi bilir özgürlüğün kıymetini.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Ay gibi parlak çehre
– Ay kadar güzel yüzlü
Cümle içinde kullanımı: “Bir damla yaş olup mahçehrene düşüeyim sevduğum…”
Kelime Kökeni: Arapça
– Yıldız, yıldızlar
Cümle içinde kullanımı: “Gök dolusu ıkdı şebefrüz gecemi aydınlatırken nasıl karamsar olabilirim ki?”
Kelime Kökeni: Arapça
– Cinsel davranışları ve düşünceleri yoldan sapmış kimse
– Sapık fikir
Cümle içinde kullanımı: “Toplumumuzda idlaliyye tavırlar sergileyen kişileri bastırıp en ağır şekilde cezalandırmalıyız.”
Kelime Kökeni: Arapça
– İlenmek, beddua etmek
– Namaz sırasında kıyamı uzun tutmak
– Allah’a yakarma
Cümle içinde kullanımı: ” Sus, boş yere ıknat edip günaha girme evladım.”