Lebun Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Sütlü, sütü bol hayvan, sağmalı hayvan, sütlü hayvan

Cümle içinde kullanımı: “Maşallah hayvanlarınızın topu da lebûn, besili görünüyor amcam. “

Lebteşne Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Susamış, susuz kalmış, susuz

Cümle içinde kullanımı: ” Zavallı sokaklar da aç biilaç leb-teşne dolanıyordu dayanamadım eve getirdim. “

Lebs Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Giyecek giysi, giyinme, giysi

– İki şeyi birbirinden ayırt edememe

– Sözün karışık ve şüpheli olması, bir manayı diğer manayla karıştırma, ibham, tekit, iham, mübhem

Cümle içinde kullanımı: ” Kelam ederken lebs sanatına çok düşkün olursan dinleyicilerini şüphe içinde bırakırsın. “

Lebriz Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Ağzına kadar dolmuş, ağzına dek dolu, taşan, taşkın, silme, baştan aşağı, lebalep

Cümle içinde kullanımı: “Sabrım nihayetinde leb-rîz suretle dolmuş durumda daha ağzını açma. “

Leblebici Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Leblebi kavuran yapan kimse

– Leblebi satan kimse

Cümle içinde kullanımı: “Leblebici Süleyman’ın sabah selâsını verdiklerini duydum iyi adamdı rahmetli. “

Leblebi Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Kabuğu çıkartılıp kavrulan nohut, kuru yemiş çeşidi

Cümle içinde kullanımı: “Denizli’nin çifte kavrulmuş sarı leblebisi oldukça meşhurdur. “

Leblabiyye Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Sarmaşıkgiller, örnek bitkisi sarmaşık olan iki çeneklilerden bitki familyası

Cümle içinde kullanımı: “Botanikle ilgilendiğim sıralarda en çok leblâbiyye türleri ilgimi çekmişti. “

Leblab Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Tırmanıcı bir bitki, sarmaşık

Cümle içinde kullanımı: “Bahçe duvarını kaplayan yaşlı leblâb neredeyse yaş olarak benden büyüktür. “

Lebin Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Güneşte kurutulmuş tuğla, kerpiç tuğla

Cümle içinde kullanımı: “Köşkün arkasına yapılacak müştemilat için lebin temin etmek gerek. “

Lebik Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-sıfat

– Akıllı, zeki, akil, anlayışlı

– Güzel sözlü, yumuşak konuşan, tatlı dilli, tatlı sözlü, gönül alıcı konuşan

Cümle içinde kullanımı: “İhsan efendi de beni en çok hoşnut bırakan şey lebîk konuşmaları ve ses tonu olmuştur. “