Kelime Kökeni: Farsça
– Sulu, taze
– Gösterişli, parlak, zarif, güzel
– Sağlam vücutlu
– Keskin, bilenmiş, iyi kesen
Cümle içinde kullanımı: ” Portakalın en alası âb-dâr olanıdır beyefendi, dalından kopanı daha makbuldür. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Sulu, taze
– Gösterişli, parlak, zarif, güzel
– Sağlam vücutlu
– Keskin, bilenmiş, iyi kesen
Cümle içinde kullanımı: ” Portakalın en alası âb-dâr olanıdır beyefendi, dalından kopanı daha makbuldür. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Su kovası, süzgeçli kova, bahçe kovası
– Sidik torbası, mesane
– Göl
Cümle içinde kullanımı: ” Abdan ile tüm çiçekleri sulamayı unutma yavrum, güller susuzluktan başını eğmesin.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Anadolu dervişleri
– Anadolu’da mevcut bulunan dört batınî güçlerinden biri
– Kalenderiyye tarikatine mensup dini-askeri zümreye verilen ad
Cümle içinde kullanımı: “Abdâlân-ı Rum tarikatı topladıkları hayırlarla ramazan ayında yoksullara yardım dağıtırlar. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Abdallar, ahmaklar, çabuk aldananlar
– Dervişler
Cümle içinde kullanımı: “Abdâlân memleketi Konya’dan selamlar. “
Kelime Kökeni: Arapça- bedel, bedîl, ebdal, abdalan
– Anadolu’da gezgin olarak yaşayan oymaklara verilen isim, gezgin derviş
– Çabuk aldanan, çabuk kanan, ahmak, safdil
– Kalender meşrep, derviş adam, tevekkülcü, dünyadan elini eteğini çekmiş kimse
– Anadolu’da yaşayan bir Türk boyu,
– Üstü başı perişan kimse, dilenciye benzeyen
– Bektaşî
Cümle içinde kullanımı: “Abdâl temiz kalbiyle konuşur, imanı için susar efendim.”
–
Kelime Kökeni: Farça
– Ölü yıkandıktan sonra kurulamak için kullanılan havlu bez
Cümle içinde kullanımı: “Meftaya abdest aldıran hoca âb-çîn ile işini bitirince son yolculuklar için hazırlanmış oldu.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Yüzme sporu yapan kimse
– Yüzücü, yüzgeç
– Su cambazı
Cümle içinde kullanımı: ” Suyun içinde adeta bir balık âb-bâz bir yeteneğe sahiptir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Sert, hırçın, çatık kaşlı kimse, haşin, boyun eğmez
– Arslan, aslan
– Gazanfer, yiğit, yürekli
– Yola çıkacak insan anlamında kullanılır
Cümle içinde kullanımı: ” Yavaştan yola revan olunma vaktidir, demişler yolcudur abbas bağlasan durmaz.”
–
Kelime Kökeni: Argo-sıfat ad
– Uzun süre kadınsız kalan erkek, cinsel ilişkiye girmemiş erkek
– Karnı aç olan kimse
– Yoksul, aç, fakir, çıplak
Cümle içinde kullanımı: “Abazan erkeklerle işim olmaz benim, boşuna aramızı yapmaya çalışma.”
Kelime Kökeni: Argo- habazan, apaz
– Cinsel ilişkiye girmemiş erkek, kendi kendini cinsel yönden tatmin eden kimse
– Uzun süre kadınsız kalan erkek
– Mastürbasyon
Kelime Kökeni: Özel ad
– Kuzey Kafkasya’da yaşayan bir halk, halkın soyundan gelen kimseler
Cümle içinde kullanımı: “Abazaların cirit attığı bu mahalle bir genç kıza göre uygun değil.”