Kelime Kökeni: Osmanlıca
– Defalarca
– Çok kez, bir çok kez
Cümle içinde kullanımı: “Bu sakin hallerine defaatle şahit olsam da henüz alıştığımı söylemem.”
Kelime Kökeni: Osmanlıca
– Defalarca
– Çok kez, bir çok kez
Cümle içinde kullanımı: “Bu sakin hallerine defaatle şahit olsam da henüz alıştığımı söylemem.”
Kelime Kökeni: Osmanlıca
– Ruhu okşayan
– Ruhun ferahı
– Yürüyen ruhum
Cümle içinde kullanımı: “Ruh-u revanım, gözlerinde mühür saklı sevdiceğim.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Görerek, görmekle birlikte, gözle görülür şekilde, bizzat şahit olma
Cümle içinde kullanımı: “O kişinin ayıplarını bilmüşahede etmediğin sürece arkasından konuşmak yakışır mı?”
Dün itibariyle Türkiye’de güncel corona virüs vakasının 191’e yükseldiği açıklayan Sağlık Bakanı, hayatını kaybeden 2 vatandaşın olduğunu açıkladı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, hayatını kaybeden hastanın 61 yaşında bir erkek olduğunu açıklarken, riskin önüne geçmek için vatandaşların sağduyulu davranmasını istedi.
“61 YAŞINDA erkek bir hastamızı kaybettik. Kendisine Allah’tan rahmet diliyorum. Bugün sonuçlanan testler, tedbirlerin çok zorunlu olduğunu gösteriyor. Tanı konup tedavilerine başlanan 93 YENİ VAKAMIZ var. Hasta sayımız 191’e ulaştı. Riskin önünü birlikte keselim.”
Türkiye’de hızlı bir şekilde yayılmaya başlayan coronavirüs salgının yanında Çin’den beklenen güzel haber geldi. Salgının başlangıç noktası olan, 3 binin üstünde can kaybı yaşayan Çin’de ilk defa yerel vaka tespit edilmedi. Umut vaat eden habere yer veren Devlet gazeteleri şu ifadelere yer verdi.
“Salgının başladığı Wuhan’da Mart’ın sonuna doğru yeni vaka sayısı azalacak”
Ülke dışından gelen kişilerden bulaşan hastalıklarda artış olduğunu belirten yetkililer, bundan sonra İthal hastalar üzerinde durulacağını bildirdi…
Kelime Kökeni: Fransızca
– İnsana ve eve alışmış, evcilleşmiş
– Yerli, yerel
– Alanın sınırları içinde bulunan yer, ülke içi
Cümle içinde kullanımı: “Alanya yöresine ait domestik tatlar yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor.”
– Done, muta
– Bir araştırmanın, tartışmanın ana konusu, ögesi
– Data, bilgi
– Bilinmeyen kısmı aramak için kullanılan bilgi
– Eserin, görselin temel alındığı ilke
– Bilişim sektöründe komutların, kavram ve olguların işlem halini alan gösterim biçimi
Cümle içinde kullanımı:” Bilgisayarıma yüklediğim tüm programların veri tabanını silmekle işe başlayacağım”
Kelime Kökeni: Fransızca
– Yok etme, ortadan kaldırma
– Sönmesini sağlama
Cümle içinde kullanımı: “Cüzzam günümüzde neredeyse eradikasyon edilen hastalıklardan birisidir.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Asker karargahında subay yardımcısı olan kimse
– Bütüne sonradan dahil olan, ekleme, ilhak edilmiş
Cümle içinde kullanımı: “Mülhak edilen parçalar restore edilmiş binanın bütünlüğünü kazanmasını sağlamış gibi görünüyor.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Figan eden, inleyen, acı çeken,
Cümle içinde kullanımı: “Ad iz sürer mi bilmem ancak Nalan adı benim hayatımın kısa özeti gibiydi.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Varlığı ancak başka bir varlığa bağlı olan, salt olmayan
– Bağlantılı, nispi, rölatif, izafi, görece
Cümle içinde kullanımı: “Tarihlerin göreceli ışığında ilerlemek zorundayız, gizli kalan sırlar belki de hiç ortaya çıkmamalı.”