Kelime Kökeni: Arapça
– Seçime ait, intihaba, intihapla alakalı, seçimle ilgili
– Seçmecilik, eklektizm
Cümle içinde kullanımı: “Farklı düşünceleri seçip alarak kendi bilgileriyle birleştirerek yeni bilgiler edinme yoluna intihâbiyye adı verilir.
Kelime Kökeni: Arapça
– Seçime ait, intihaba, intihapla alakalı, seçimle ilgili
– Seçmecilik, eklektizm
Cümle içinde kullanımı: “Farklı düşünceleri seçip alarak kendi bilgileriyle birleştirerek yeni bilgiler edinme yoluna intihâbiyye adı verilir.
Kelime Kökeni: Arapça- inhirâf
– Başka bir yöne meyletme, sapma, dönme, eğilme,
– Doğru yoldan ayrılma, sapkınlık
– Açılım, Gök ekvatoru ile bir yıldızın arasındaki uzaklık
Cümle içinde kullanımı: “Allah bizi inhirâfât edenlerin yolundan götürmesin, yanlış kişilerle dostluk kurdurmasın.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Peygamberlerin, Nebilerin imamı Hz. Muhammed
– Son peygamber
Cümle içinde kullanımı: “İslam’ın kurucusu İmamül-enbiya nur saçan yüzü, Kur’an öğretileriyle bizleri doğru yola sevk etmek için son peygamber olarak dünyaya geldi. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Halife, Müslümanların din koruyuculuğunu ve imamlığını yapan Hz. Muhammed’in vekili
Cümle içinde kullanımı: “Osmanlı hanedanlığı müslümanları koruma altına alarak İmamü’l-müslimîn görevini üstlenmiş, din kardeşlerini kanatları altında toplamaya gayret göstermiştir. “
Kelime Kökeni: Arapça-bağlaç
– Bununla birlikte, yine de, gel gelelim, ne var ki, buna ek olarak
Cümle içinde kullanımı: “Bir kez söndü mü ateş ille velâkin küllerinden yeniden tutuşma gayreti gösterir.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Aralık ayı, Ocak ayı, Kânun-ı evvel
Cümle içinde kullanımı:”İlk Kânun’da kasabamız karlar altında kalır, tüm kışı evlerimizde geçiririz. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Allah tarafından içe telkin edilen duygu, Yaratan tarafından kalbe verilen ilham
Cümle içinde kullanımı: ” Gönülüme düşen ilham-ı Rabbanî sayesinde tüm bu sıkıntı ve kederden kurtulacağımı hayırlı bir yola sapacağımı hissediyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Hastalıklar ve sakatlıklar, illet ve maluliyet
Cümle içinde kullanımı: ” 2. Dünya savaşına katılan ülkelerde yaşayan toplumların ilel ü emrâz sayısı yüksek oranlardaydı. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Bulaşıcı hastalıklar, sari illetler, mikrop yoluyla yayılan hastalıklar, enfeksiyöz hastalıklar
Cümle içinde kullanımı: “Tüm dünya yüzyılda bir ortaya çıkan ilel-i sâriyye hastalıklarla zarar görür, ama her zaman yaşamanın bir çaresi bulunur. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Bir kimsenin söylemediği bir sözü söylemiş gibi gösterme iddia etme, yalan söyleyerek bir kişiyi töhmet altında bırakma
Cümle içinde kullanımı:” İbrahim’in Osman hakkındaki ikvaliyyât laflarına inanmamıştım zaten.”