Aşkın ve İntiharın Şairi Kimdir?

Sözlerinde ahengin ve aşkın içler acısı ruhunu yansıtan, Ümit Yaşar Oğuzcan Tarsus 1926 doğumludur.

Çaresizliğini ve korkularını şiirlerine yansıtmaktan çekinmeyen Ümit Yaşar’ın kalbe dokunan satırlarını sizlerle paylaşırız.

Ben Seni Hala….

Hasret kalbimden vururken, resmin karşımda duruyor…

Gözümde tüterken yüzün, bütün fotoğraflarda gülümsüyorsun.

Zaten, hep gülümsemez miyiz; bazen gerçek, bazen sahte…

Belki, bir gün birisi özlemle baktığında, mutlu hatırlasın isteriz.

Gelip de geçtiğimizin her zaman bilincindeyizdir de, çok ender fark ederiz.

Ölümle yüzleşene dek, hayat karmaşasında tüketilir günlerimiz.

Kalan oluncaya dek, daha çok üzülürdüm yitenler için…

Yine de ölen için, daha zor olmalı ölmek…

Zaten kolay olsaydı, çoktan bırakmış olurdum hayatın yakasını; her gece kapımı çalmasın diye hasret…

Kulaklarımda çınlamasın diye sesin…

Her gün, tekrar tekrar sevmeyeyim diye seni…

Ve her gece, yanmasın diye içim…

Ardından bakarken yüreğime akan yaşlar, sapsarı bir gül düşürdü toprağıma.

Dikenleri kanatsa da zaman zaman, kokusu her dem taze…

Kaybettiğim her şeyle anlam kazanan hayat; o ilk anda, yine düştü gözümden…

Ve bir gün yine yüceldi; üstelik sen dönmeden.

Kayan her yıldızla buğulanan gözlerim, umudu arıyordu; doğan her güneşte, gülümseyen her yüzde…

Bir gün, aynada çıktı karşıma…

Şaşırmadım görünce.

Böyle öğretmişti hayat; düştükçe kalkmalı, kim ölse yaşamalıydık!

Ben de yaşadım!

Gel gör ki, sen hala:

Ardından ağıtlar yazdığım;

Yokluğuna methiyeler düzdüğümsün.

Bir bahar sabahı kolsuz kanatsız bırakan,

Bir yangın yerinde sarı bir gül unutansın.

Sen,

Rüyalarda bile görüşemediğim;

Her zaman yüreğimdeyken, erişemediğimsin!

Sen hayatı ilk reddeden,

Ölümle ilk yüzleşensin…

Kendimi, hep beklerken bulduğum gelmeyenim;

Asla dönmeyecek olan gidenimsin!

Sen,

Sevinci kalabalık, kederi yalnız;

Yüreği hüzünlü, gözleri yaşsız;

Hep batarken rastladığım güneşimsin.

Eski bir vazoda kurumuş sarı güller,

Sarı bir defterde solmuş şiirlersin…

Sen sadece dünümsün; bugünüm, yarınım değil.

Ama,

Dünde kalmak istemezsin bilirim.

Seni hatırlatıp durur; gittin gideli yüreğim!

Ne yazsam anlatamaz; sana olan özlemimi, sana olan sevgimi…

Bilmem son sözlerim; bana yaptığı gibi, seni de titretir mi?

Gülleri sarı severim; toprağı ıslak…

Türküleri yanık, şiirleri hoyrat!

Havayı nemsiz, çayı demsiz…

Bir seni olduğun gibi,

Bir seni her şeye rağmen,

Bir seni, hala!…

Sevgililer Günü Nedir, Sevgiliye Ne Alınır?

Dünya genelinde 14 Şubatta kutlanan Sevgililer Günü, bir çok çiftin sevgilerini ve aşklarını birbirlerine sundukları bir gün olarak tüm ülkelerde kutlanmaktadır.

Sevgililer günü olarak bilinen 14 Şubat tarihi Aziz Valentin gününe dayanmaktadır. Hayatını Tanrıya adayarak şehit olduğu kabul edilen Aziz Velantin, Katolik Kilisesi tarafından da resmi olarak tanınmıştır.

Roma Hristiyan bir çiftin evlendirilmesine yardımcı olması sebebiyle İmparator II. Claudius tarafından verilen emirle başı kesilerek infaz edilmiştir.

Devamında 14 Şubatta Aziz Velantin adına sevgiler arasında kutlanılan bir gün dönüşen bu tarih, iki aşığın birlikteliklerini bir nevi taçlandırdıkları bir gün olarak günümüz de hala devam etmektedir. Sevgililer bu özel günde birbirlerine hediyeler alarak, romantik aktiviteler de bulunarak özel vakitler geçirmektedirler.

Sevgiler günü toplumsal bir olaya dönüştüğü için ticari olarak da büyük bir gelir kazancı haline gelmiştir.

Bu özel ve anlamlı günde sevgililerin birbirine aldıkları hediyeler de büyük önem arz etmektedir. Sevginizi yansıtan hediyeler ile 14 Şubatı unutulmaz kılmanız mümkün.

Sizler için en anlamlı ve etkili hediye önerilerini derledik, unutmayın hediye seçerken sevgilinizi ne kadar tanıdığınıza ve nelerden hoşlandığına dikkat etmelisiniz.

  • Kız arkadaşınıza en sevdiği çiçeklerden bir buket yaptırmak, kadınların en fazla hoşlandığı hediyelerden birisidir.
  • Çikolata, kadınlar asla ona hayır diyemezler.
  • En güzel fotoğrafınızın baskılı olduğu Kupalar
  • Fotoğrafınızdan oluşan bir puzzle
  • Hediyelik Duvar saati
  • Erkek arkadaşınızın isminin yazılı olduğu gümüş bir çakmak
  • Kişiye özel isim baskılı Cüzdan
  • Aşkın simgesi olan isim yazılı kolye

İnsomnia Nedir?

21. yüzyılın hastalığı olarak bilinen İnsomnia, uyku sorunu olarak ortaya çıkan ‘uyuyamama sendromu’dur. Uyku için uygun alan, zaman ve yeterli imkan bulunmasına rağmen uykuyu dalmakta sıkıntı yaşanması anlamına gelmektedir. İnsomnia sendromuna sahip kişiler gözlerini bir kaç dakikadan fazla kapatamamakla birlikte, kaliteli bir uyku düzenine sahip değillerdir.

İnsomnia çağımızın rahatsızlığı olarak bir çok kişide görülmektedir ve bu rahatsızlığa sebep olan etmenler arasında; stres, elektronik cihazlar, sorumluluklar, görev ve yükümlükler ve akıllı telefonlar tetiklemektedir.

Kaliteli bir uyku sürdüremeyen bu kişilerde görülen olumsuz etkiler konsantrasyon bozukluğu, motivasyon eksikliği, kaza eğilimin artması, endişe krizleri ve performans düşüklüğü ve depresyon belirtileri gözlenmektedir.

Doğum Kontrol Hapları Kısırlığa Neden Olur mu?

İstem dışı üremeyi kontrol altına almak günümüzde değişik yöntemlerle sağlanabilmektedir. Modern korunma yöntemleri çiftlerin cinselliğin tadını çıkarmalarını sağlarken, istek dışı hamilelik gibi durumlarında yaşanmasını engellemektedir.

Üreme her canlının doğasında yer alırken bazı yöntemlerle bunu askıya almak mümkün, tüm korunma yöntemlerinin esası yumurta ve spermin birleşmesini önlemek esasına dayanmaktadır.

Çağdaş korunma yöntemleri doğum kontrol hapları, sprial, prezervatif, implantlar ve aylık iğnelerdir. İçlerinden en fazla tercih edilen ise kadınların kullandığı doğum kontrol haplarıdır.

Daha öncesinde doğum kontrol hapı kullanmayan kadınların akıllarında soru işareti yaratan bazı endişeleri olduğunu biliyoruz. Halk arasında bir inanış haline gelen doğum kontrol haplarının daha sonrasında gebeliğe mani olduğu ile ilgili duyumlar hakkında bilgiler vererek endişelerinizi ortadan kaldırmak istiyoruz.

Öncelikle doğum kontrol hapları kadın yumurtalıklarının kendiliğinden ürettiği östrojen, progesteron hormonlarının da düşük dozda bulunduğu yapay ilaçlardır. Çoğunlukla aile planlanması metodu olarak doktorların da tavsiye ettiği ilaçlar olup kısırlığa neden olmaz.

Üremeyi önlemesinin yanı sıra adet ağrıları, günlerindeki sapma ve kanamayı düzenleyerek olumlu etkileri de gözlenmektedir.

Tabi ki her ilacın yan etkisi bulunduğu gibi doğum kontrol ilaçlarının kullanımında bazı istenmeyen etkiler görülebilmektedir. Bunlar; ilk aylar da görülen mide bulantısı, göğüs hassasiyeti, baş ağrısı ve ara kanama olarak gözlemlenebilmektedir.

Yan etkileri içinde halk arasında kısırlık olarak bilinen İnfertilite neden olmamaktadır. Korunmayı bıraktığınız süre boyunca doğurganlığınız kısa bir zaman sonrasında ilaçtan önceki haline dönmektedir. Uzmanların görüşleri ve yapılan araştırmalar sonucunda ilaç kullanan kadınların gece kalınabilirlik durumları ilaç kullanmadan önceki dönemleriyle benzerlik gösterdiğini tespit etmişlerdir…

Bibliyofil ve Bibliyoman Nedir?

Kitaplara merak duyan ve ilgi duyan kişilere Fransızca da verilen iki isim vardır. Bibliyofil ve Bibliyoman, anlamca benzerlik gösterseler de aralarında ki bariz farklar nedeniyle birbirlerinden ayrılmaktadırlar.

Bibliyofil; bizdeki anlamıyla kitapsever manasına gelmektedir. Kitaplara karşı sevgisi ve ilgisi olan, kendi zevklerine uyan kitapları okuyan kitapseverler okuyup bitirdikleri kitapları başkalarıyla da paylaşmaktadır. Kitaplarını paylaşmaktan çekinmezler, çevresindeki kişilerinde okumasını ister. İmkanları oldukları sürece kitap alarak okurlar, bütçelerini zorlamazlar.

Bibliyoman; kitaplara olan aşırı ilginin hastalık boyutuna gelmesini manasına gelmektedir. Jargon olarak tanımlanırsa ‘kitap manyağı’ da adlandırılabilir. Yunanca ‘biblion’ kitap ve ‘mania’ hastalık’ kelimelerinin birleşmesi sonucunda oluşmuştur. Kitaplara duydukları yoğun ilgi yüzünden odalar dolusu kitapları olmasına rağmen paylaşımcı değillerdir.

Yeni çıkan kitapları edinmek, hangi kitabın ne zaman ve kim tarafından çıkarıldığını bilerek kitap dünyasına hakimdirler. Kitap ile ilgili olan hiç bir etkinliği kaçırmaz, kitap kokusuna ve kapaklarına tutkundurlar. Takıntılı bir şekilde kitap alırlar, sürekli kütüphaneye giderek sürekli okurlar.

İki tabir de kitapla ilgili olmasına rağmen, bibliyoman anksiyete gibi takıntılı bir duruma dönüştüğünde psikolojik bir rahatsızlığa dönüşmektedir…

Siyası Parti Kuran Şair Kimdir?

Alışageldik siyasi partilerin dışında olan Diriliş Partisini kuran ünlü şair, Sezai Karakoç’tur.

Diriliş Partisi diğer partilerin içeriğine kıyasla farklı programları mevcuttur. İstanbul İl merkezinde her cumartesi sohbetler düzenlenmiştir.