Kelime Kökeni: Arapça
– Sarayın selamlık bölümü
– Padişahın kaldığı dairesi
Cümle içinde kullanımı: “Mabeyn-i hümayun, Osmanlı sarayında devlet işlerinin görüşüldüğü daireydi. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Sarayın selamlık bölümü
– Padişahın kaldığı dairesi
Cümle içinde kullanımı: “Mabeyn-i hümayun, Osmanlı sarayında devlet işlerinin görüşüldüğü daireydi. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Kıyafet değiştirerek kendini saklayan, takma ad kullanarak kendi adını saklayan, kılık kıyafet değiştirerek kendini tanıtmama
Cümle içinde kullanımı: “IV. Murad, geceleri mütenekkiren halde sokakları teftiş ederek alkol ve tütün yasağına uyulup uyulmadığını kontrol ederdi. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Resmi konuklara kılavuzluk etmek, ağırlamakla görevlendirilen kişi
– Konukçu
Cümle içinde kullanımı: Turizm ve Kültür Bakanlığında görevlendirilen mihmandarlar yabancı konuklarımıza ülkemizi tanıtmaktadır. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Meşhur olmuş, herkes tarafından tanınan, bilinen
– Şeriatın uygun bulduğu, buyruk olarak verdiği
Cümle içinde kullanımı: “Bu maruf beste ne zaman dinlesem yüreğimin bam telini titretir. “
Kelime Köken: Arapça
– Birbirini karşılıklı sevme, aşıktaş olma, sevişme durumu
Cümle içinde kullanımı: “Sevgilim, bu gece yüreğimizi bir kenara bırakarak muaşaka eden bedenlerimize sarılalım.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Çok olan, büyük ve aşırı
– Bol
Cümle içinde kullanımı: “Ne kadar büyük, ne kadar mebzul ise dert, insan o denli güçlü oluyor.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Kara duygu, melankoli, kuruntu yapma
– Kara sevda, Ümitsiz sevda
Cümle içinde kullanımı: ” Mektuplarında malihülya diyerek seslendiği sevgilisi, bir kerecik cevap yazmadı garibe.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Muhabbet edilen kişi
– Sevilen kişi, sevgili
Deyim: Mahbub-i Hûda
Cümle içinde kullanımı: “Ey Mahbub, sanma ki unuturum dostluğunu. Yüreğime esenlik veren arkadaşlığın ilelebet sürecektir bende.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Asker karargahında subay yardımcısı olan kimse
– Bütüne sonradan dahil olan, ekleme, ilhak edilmiş
Cümle içinde kullanımı: “Mülhak edilen parçalar restore edilmiş binanın bütünlüğünü kazanmasını sağlamış gibi görünüyor.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Halının düz dokunmasının sağlayan araç
– Eylemin -mak/mek eklerini alarak ad olarak kullanılan biçimi.
Cümle içinde kullanımı: “Fiil, kök ve gövdelerin karşıladıkları eylemler mastar ekleri kullanılarak gösterilir.”