Kelime Kökeni: Farsça
– Sürçme biçimi, sürçme, kayma
Cümle içinde kullanımı: “Lağzîş yürüyüşünden belli daha önce ayağını sakatladığı. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Sürçme biçimi, sürçme, kayma
Cümle içinde kullanımı: “Lağzîş yürüyüşünden belli daha önce ayağını sakatladığı. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Kuşkusuz, besbelli, şüphesiz, tartışmaya gerek olmaksızın, elbette, işkilsiz
Cümle içinde kullanımı: “Sorguda aldığımız cevapların hepsi lâ-cerem doğru ve müspetti.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Eğlenceler, oyunlar, hakkabazlıklar, oyun işleri
Cümle içinde kullanımı: “Ramazan bayramının hemen ardından la’biyyatlar, karagöz ve hacivatlar çocukluğumun en güzel hatıralarıydı. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Endişe ve ümit barındıran sözcüktür.
– Ola ki, umulur ki, ihtimal ki, olabilir, belki, ümit edilir ki
– Mümkün olan şeyler için kullanılır.
Cümle içinde kullanımı: “Laalle işimiz rast gitmez ise üzülmek, kahredip üzülmek yok. “
Kelime Kökeni: Arapça
– En azından, hiç olmazsa, ondan aşağı olmaz, en az, en azından, bari
Cümle içinde kullanımı: “Biraz vicdan dileniyorum senden, lâakal beni bir dinle kulak ver sesime. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Ahlak dışı, ahlaksız, ahlak kurallarına uymayan, terbiyesiz
Cümle içinde kullanımı: “La-ahlâkî kişiliği ailemize ters düşen birini damat olarak kabul edemeyiz. “