Kelime Kökeni: Arapça
– Çok kirli, çok pis
Cümle içinde kullanımı: ” Bir önceki gördüğümüz ev o kadar levsî ve ağır kokuluydu ki, diğerlerinin ne durumda olduğunu düşünemiyorum. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Çok kirli, çok pis
Cümle içinde kullanımı: ” Bir önceki gördüğümüz ev o kadar levsî ve ağır kokuluydu ki, diğerlerinin ne durumda olduğunu düşünemiyorum. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Yerden yere vurulmasını, çekiştirilmesini, başa kakılmasını gerektiren iş
– Kınanmaya ve çekiştirilmeye neden olan şey
Cümle içinde kullanımı: ” Boşuna levme etmiyoruz ya sülalemizde bu kadın kadar edepsiz ve hayasız biri yok. “
Kelime Köken: Arapça
– Zemmetme, çekiştirme, yerme
– Azarlama, paylama, tekdir, tevbih
– Yapılan bir iyiliği başa kakma veya yüze vurma
Cümle içinde kullanımı: ” Levm eden dilin, yargılayan bakışların bana bu dünyada iyiliğin karşılıksız olmadığını gösterdi. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Levha, yassı, düz, üzerine resim veya yazı yazılabilen nesne
– Kutsal yazgı belgesi
– Oyun, eğlence, sefahat
– Görünen ibretli manzara
Cümle içinde kullanımı: “Levh üzerine ölüm tarihi düşülen yazar ve şair Lutfî’nin Herat’ta öldüğü anlaşılmaktadır. “
Kelime Kökeni: Arapça-lâmi’a
– Parlayanlar, nurlar, parlamalar
Cümle içinde kullanımı: “Ah bir denk gelsem gül cemalinin levâ’mi dolu gülümseyişine. “
Kelime Kökeni: Arapça-levâyıh
– Kanun tasarıları, yasa tasarıları
Cümle içinde kullanımı: “Cumhuriyetin ilk yıllarındaki levâ’ih halkın kalkınması ve eğitimi yönünde olmuştur. “
Kelime Kökeni: Arapça
– İlaveler, ekler, sonradan katılmış parçalar
Cümle içinde kullanımı: ” Ankara’da bulunan eserin nüshası levâhik sahifelerden oluşuyor. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Fıkra tarzı komik olay ve durumları ibret dersi vermek maksadıyla hikayeleştiren eserlerin adı
Cümle içinde kullanımı: ” Şener Demirel tarafından letâif-nâme adlı eserin roman tekniği incelenip edebiyat dünyasına kazandırılmıştır. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Altı latif, altı latife
– İnsana özgü beş tavır olarak nitelenen kalb, ruh,sır, harfi ve ahfa’ya nefs’in eklenmesiyle oluşan altı tavır
Cümle içinde kullanımı: “Nefs insanın barındırdığı altıncı letâif-i sitte olarak açıklanmıştır. “
Kelime Kökeni: Arapça
– latifeler, şakalar, latif duygular
Cümle içinde kullanımı: ” Büyük dedemin yaşına göre letâ’if konuşmalarını asla unutamam, herkesi güldürmeye çalışırdı. “