Ahenk Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça.
Bir işe uyum sağlamak.
Eş Anlamlısı: Uzlaşma
Cümle İçinde Kullanımı: ‘ şarkısının ahenk uyumuna bayılmıştım.
Ahenk Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça.
Bir işe uyum sağlamak.
Eş Anlamlısı: Uzlaşma
Cümle İçinde Kullanımı: ‘ şarkısının ahenk uyumuna bayılmıştım.
İnşirah Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsim, Eskimiştir
Gönül rahatlığı, İç genişliği, Eş anlamlısı Ferahlık
Cümle İçinde Kullanımı:’ Bilmiyorum ama ona karşı içimde bir inşirah vardı’.
Çirkef Nedir?
Kelime Kökeni : İsim.
Hiçbirşeyden memnun olmayan . İğrenç ve çirkin.
Eş Anlamlısı: Şirret.
Cümle İçinde Kullanımı: ‘ Çok çirkef olduğu için kimse tarafından sevilmiyordu.’
Serseri Nedir?
Kelime Kökeni: İsim , sıfat.
Herhangi bir işe hedefi olmayan .
Toplum içinde olumsuz hareketlerde bulunan .
Eş Anlamlısı: Hayta
Cümle İçinde Kullanımı: ‘ O insanlar serseriye benziyor onlarla takılmasan iyi olur.’
Tefekkür Nedir?
Kelime Kökeni : Arapça
Niyet , Mütalaa , Düşünce.
Eş Anlamlısı:Fikir
Cümle İçinde Kullanımı : ‘ Onun tefekkürü beni her yönden etkiliyordu.
İnsaf Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsimdir
Adaletli davranmak, Acımak, Merhamet, İnsanlık, Eş anlamlısı Adalet
Cümle İçinde Kullanımı:’ Biraz insaf duygusu olsun, ne kadar çok çalıştığını görmüyor musun’?
Harcıalem Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
Her sıradan insanın yapabileceği , kullanabileceği , alabileceği.
Eş Anlamlısı : Basmakalıp
Cümle İçinde Kullanımı: ‘ Onun getirdiği makine çok harcıalem.’
Mürettebat Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
Herhangi bir taşıtta bütün işleri gören yöneten görevlilerin tümü.
Eş Anlamlısı : Tayfa
Cümle İçinde Kullanımı: ‘ Gemideki tüm mürettebat fırtınadan sağ çıktı.’
Empati Nedir?
Kelime Kökeni: Fransızca, İsimdir
Kendini başka bir kişinin yerine koymak, onun düşündüğü gibi düşünmek, Eş anlamlısı Duygudaşlık
Cümle İçinde Kullanımı:’ Onun yaşadıklarını anlaman için empati kurman gerekiyordu’.
Pejmürde Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça, Sıfattır
Kıyafet rengi solmuş, Düzensiz, Uyumsuz, Eski püskü, Eş anlamlısı Perişan
Cümle İçinde Kullanımı:’ Gecekondu da yaşayan kadının üstünde pejmürde kıyafetler vardı’.