Kelime Kökeni: Arapça
– Yüz felci, kısmi felç, ağız çarpılması
Cümle içinde kullanımı: “Annem yaşadığı şok sonrasında inme geçirerek lakve uğradı, şimdi rahat yemek yiyemiyor. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Yüz felci, kısmi felç, ağız çarpılması
Cümle içinde kullanımı: “Annem yaşadığı şok sonrasında inme geçirerek lakve uğradı, şimdi rahat yemek yiyemiyor. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Yerden toplama, derlemek, toplamak, cem’etmek, devşirip kaldırmak, devşirme, bir araya getirip düzene sokma
Cümle içinde kullanımı: “Sabahattin Ali’nin bütün eserlerini lakt ederek halka ücretsiz dağıtmak isterdim. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Saçma sapan sözler, faydası olmayan sözler, manasız sözler, boş lakırdılar, gelişigüzel sözler
Cümle içinde kullanımı: “Acımı anlamayanlar laklakıyyât avuntularla beni sakinleştirmeye çalışıyor, babasız kalmanın ağırlığı avuntuyla geçer mi? “
Kelime Kökeni: Arapça
– Anlamsız söz, yararı olmayan konuşma, gereksiz söz, boş laf
Cümle içinde kullanımı: “Laklaka edene itibar edersen yarı yolda kalmaya mahkumsun.
Kelime Kökeni: Arapça
– Leylek, Leyleğin gagasıyla çıkardığı sesler
– Gevezelik, ara vermeden söylenilen saçma sapan sözler, gelişigüzel konuşma
Cümle içinde kullanımı: “Akşam köy kahvesinde iki laklâk edelim Hakkı uzun zamandır hoşbeş edemedik. “
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçimi lükate
– Yerden kaldırılan şey, sahipsiz kalmış şey
– Sokakta bulunan para, mal veya benzeri
– Sokağa bırakılan yeni doğmuş çocuk
Cümle içinde kullanımı: “Dün evden işe gitmek için çıktığımda lakît buldum, iyice baktığımda içi dolu bir cüzdan olduğunu anladım. “
Kelime Kökeni: Arapça-edat
– Ancak, fakat, ama, şu var ki, şu kadar var ki, amma, yalnız
Cümle içinde kullanımı: ” Lakin bir şeyi gözden kaçırıyorsun üstadım; kalp birini severken özlemin en tatlı şarabını içer. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Perdahlanmış, yontulmuş, düzeltilmiş, yonulmuş
Cümle içinde kullanımı: “Ceviz ağacının tomrukları lakîm edilerek masa yapımı için marangoza teslim ediliyor. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Kişiliksiz, kimliksiz, itibarsız, zelil, değersiz (kimse)
Cümle içinde kullanımı: “İnsan gururu ve itibarı için yaşar, lakî bir insan asla benimsenip sevilmez. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Hiç bir söze gerek yok, her şey yolunda, hiç bir diyecek yok
Cümle içinde kullanımı: “Yorulma efendi, boşa lâ-kelâm ancak nefes yorar. “