Kelime Kökeni: Farsça-behişt+Arapça-î
– Cennetlik
– Cennetmekân
– Behişt ile ilgili, alakalı
– Yeri cennet olan
Cümle içinde kullanımı: “Genç yaşta namaza duran alınlar elbette ki Behiştî olacaklardır.”
Kelime Kökeni: Farsça-behişt+Arapça-î
– Cennetlik
– Cennetmekân
– Behişt ile ilgili, alakalı
– Yeri cennet olan
Cümle içinde kullanımı: “Genç yaşta namaza duran alınlar elbette ki Behiştî olacaklardır.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Cennet
– Uçmak
– Huzur veren yer
– Havada yol almak
Cümle içinde kullanımı: “Ey ruhani beden sende bir gün hak yoluna behişt edecek, bulutların arasından süzüleceksin.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Hayvanlık
– Hayvaniyet
– Hayvanca davranma
Cümle içinde kullanımı: “Behimîyyete lüzum yok insani davranışlarla aramızdaki sorunları çözebiliriz.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Hayvanca
– Hayvana özgü
– Hayvani
– Hayvansal
– Hayvanca
Cümle içinde kullanımı: “Behimî davranışlarla o kızın gönlünü çalabileceğini düşünme ancak korktuğu bir yaratığa dönüşürsün.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçimi behâyim
– Dört ayaklı hayvan
– Evcilleşmemiş hayvan
– Hayvani nefis
– İnsan haricindeki canlı
Cümle içinde kullanımı: “Ademoğlu dünya üzerindeki behîme ve tüm canlılardan zekasıyla ayrılmaktadır.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Hayvan
– Alacası olmayan hayvan
– Rengi siyah olan şey
Cümle içinde kullanımı: “Karanlık ormanın içerisinde uluyan, hareket halinde behîmler duyuyorduk ama net olarak göremedik.”
Kelime Kökeni: Arapça-behîc sözünün müennes dişil biçimi
– Şen
– Şatır
– Neşeli
– Keyifli
– Güler yüzlü kadın
– Güzel
Cümle içinde kullanımı: “Behîce kızım adını yaşatmaya çevrene gülücükler saçmaya devam et.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Cemil
– Güzel
– Mesrur
– Şatır
– Şen
– Şaduman
– Güzellik sahibi
– Sevinmiş
Cümle içinde kullanımı: “Behîc olabilen hayata karşı daima eğilmeden durabilen insanlara her zaman saygı beslemişimdir.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Çekici
– Güzel
– Latif
– Zarif
– Şirin
– Gökçek
– Alımlı
Cümle içinde kullanımı: “Behî bir kadınla karşılıklı oturup iki kahve eşliğinde hasbihal edebilmek bile mutluluktur zatıalime.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Her bir
– Her
– Ayrı ayrı hepsi
– Bütün
– Hepsi
Cümle içinde kullanımı: “Beher yalanmış meğerse bir hayalin peşinden koşarak yorulmuşum.”