Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Ayrı
– Ayrılmış
– Ayrılık
– Mechur
– Atılmış
Cümle içinde kullanımı: “Ey felek beni senden cüdâ eylerken sanma ki yanmadım, yıkılmadım!”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Ayrı
– Ayrılmış
– Ayrılık
– Mechur
– Atılmış
Cümle içinde kullanımı: “Ey felek beni senden cüdâ eylerken sanma ki yanmadım, yıkılmadım!”
Kelime Kökeni: Arapça-cebîn çoğul biçimi
– Alınlar
– Peynir
– Süt ve mayadan yapılan yiyecek
– Ön yüzleri
Cümle içinde kullanımı: “Allah cübünlerinizi aydınlatıp, yolunuzu nurlar içinde ışıklandırsın.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Peynirimsi
– Peynirci
Cümle içinde kullanımı: “Cübnî misali etrafa dökülen bu parçalar bir o kadar da bataklık gibi kokuyordu.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Peynir
– Korkak olmak
– Ürkeklik
– Maya ve sütten yapılan yiyecek
Cümle içinde kullanımı: “Hayvanların sütünden yapılan cübn elbette ki lezzetli ve tatlı olacaktır.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Çıkıntı
– Küçük dağ
– Küçük tepe
– Kaya
Cümle içinde kullanımı: “Cübeyl dolu bu ovada kendine bir avuç toprak bulamadıysan gökyüzüne sarıl be gafil!”
Kelime Kökeni: Arapça-cübbe çoğul biçimi
– Cübbeler
– Libaslar
– Düğmesiz giysiler
Cümle içinde kullanımı: “Öğrencilerin giydikleri cübebler solmuş ve eskimiştir değiştirilmesi lüzum gelir. “
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçimi cibâb, cübeb
– Hocaların giydikleri üst libası
– Cenk hırkası
– Askerlerin giydikleri içi adî ipek hırka
– Düğmesiz giysi
– Elbise üstüne giyilen giysi
Cümle içinde kullanımı: “Cübbe giymiş olan adamın elindeki kitabı göğsüne bastırdığını fark etti”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Derin su haznesi
– Kuyu
– Suyundan yararlanılan çukur
Cümle içinde kullanımı: “Kırmızı kan damlası sıçradı mı Cüb’e içilmez olur ki yaşam sudan başlar.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçimi
– Ordular
– Askerler
– Ceyşler
– Kalabalıklar
– Süvariler
Cümle içinde kullanımı: “Bir amaç, büyük bir zafer uğruna meydana gelen Cuyûş kolay kolay geri adım atmaz.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Arayıcı
– Araştırıcı
– İnceleyen
– Araştırmacı
– Mütecessis
– Gizliyi arayan
Cümle içinde kullanımı: “Doğanın ilmini araştıran cûyende gerçeğin sırrına vakıf olmak ister.”