Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Küçük ırmak
– Küçük akarsu
– Cafer
Cümle içinde kullanımı: “Kitaplarda adı geçen cûy-çe ne yazık ki kuraklık yılında kurumuş kalmış.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Küçük ırmak
– Küçük akarsu
– Cafer
Cümle içinde kullanımı: “Kitaplarda adı geçen cûy-çe ne yazık ki kuraklık yılında kurumuş kalmış.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Akarsu
– Irmak
– Çay
– Nehir
– Aralıksız akan su
– Denize dökülen nehir
Cümle içinde kullanımı: “Hiç dinmeyecek gibi korkusuzca akan cûy-bâr, toprağın yeşiline şükreder.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Arayan
– Arayıp soruşturma
– Arayıcı
– Aramak eylemini yapan kimse
– Araştırmak
– Yoklamak
Cümle içinde kullanımı: “Hayalini kurduğu kuvveti bir ömür cûyâ eyledi lakin bulamadı.”
Kelime Kökeni: Ad
– Orduda sol tarafta bulunan tabur
– Berangar karşıtı
– Savaşta ordunun sol cenahı
Cümle içinde kullanımı: “Ordunun kalbi cuvangardır, yara alabilir lakin parçalanamaz.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Heyecan
– Coşku
– Kaynama
– Coşma
– Coşkunluk
– Geçici duygu değişimi
Cümle içinde kullanımı: “Bir ruhu hüzünlendirip mutlu eden de elbet cûşiştir.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Coşmuş
– Kaynamış
– Heyecanlanmış
– Galeyana gelmiş
Cümle içinde kullanımı: “Eylerse ne eyler gönül cûşîde bir heyecana kapılıp gider.”
– Coşmak
– Heyecanlanmak
– Galeyana gelmek
– İçten içe kaynamak
– Duyguları dışarıya vurmak
– Aşırı duygulanmak
Cümle içinde kullanımı: “Bu garip eteğinize yüzünü sürmekten başka ne dilesin, sizin yanınızda olmaktan cûş eylesin.”
Kelime Kökeni: Farsçça-sıfat
– Coşturucu
– Coşturan
– Galeyana getirmek
– Heyecanlandıran
Cümle içinde kullanımı: “Cûş-âver bir kadının en mutlu ettiği kişi kocası, iki ahirette sevdiğidir.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Coşan
– Kaynayan
– Heyecanlı kimse
– Kapına sığmayan
Cümle içinde kullanımı: “Beynamazın cûşânı iş gördü mü topuğuna bakmadan koşar.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Coşma
– Galeyana gelme
– Taşmak
– Heyecana gelmek
– Coşmak
– Aşırı duygulanmak
Cümle içinde kullanımı: “Lüzumuz cûş ancak kişinin hezeyana uğramasına neden olur.”