Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Ev kapısı
– Saray kapısı
– Kale kapılarının iç kısmı
Cümle içinde kullanımı: “Der-bâr yoksula açılmaz, seçkinler için açılır.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Ev kapısı
– Saray kapısı
– Kale kapılarının iç kısmı
Cümle içinde kullanımı: “Der-bâr yoksula açılmaz, seçkinler için açılır.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Kapıcı
– Kapıya bakan
– Apartman, otel gibi mekanlarda alışveriş, temizlik gibi işleri yapan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Osmanlı döneminde saray kapılarını bekleyen görevlilere der-bân adı verilirdi.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Lafazan
– Çançan eden
– Geveze
– Boşboğaz
– Lakırtı kavafı
Cümle içinde kullanımı: “Derâyende birine sırrını verirsen tüm mahalleden duyarsın.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Renkli şeyler
– Parlak
– Parlak yıldızlar
Cümle içinde kullanımı: “Karanlığı dağıtan derârî gözlerin içime yeni bir can katıyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Karısının kötü haline göz yuman kimse
– Deyyus
– Bir sövgü sözü
– Bir kadının iffetsizliğine göz yuman kimse
Cümle içinde kullanımı: “Sus seni derâre, kem gözlerinle bizleri de kirletme.”
Kelime Kökeni: Farsça-zarf
– Hemen
– O anda
– Derhal
– Güzellik
– Çabucak
– Vakit kaybetmeden
– Şimdi
Cümle içinde kullanımı: “Der-ân düzgün bir hale giriniz, aksi taktirde ceza almanız kaçınılmaz.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Devlet geliri
– Gelir
– Varidat
– İrat
Cümle içinde kullanımı: “Memurlar tarafından toplanan der-âmed devlet hazinesine aktarılır.”
Kelime Kökeni: Özel ad
– İstanbul
– Yüce kapı
Cümle içinde kullanımı: “Osmanlı imparatorluğunun taht şehri olan Der-aliyye, birçok devri kapatmış eski bir şehirdir.”
Kelime Kökeni: Farsça-der+Arapça-akab
– Arkası sıra
– Arkasından
– Derhal
– Çabuk
– Akabinde
– Çabucak
Cümle içinde kullanımı: “Der-akab gelecek, bu sefaletimize bir son verecek umudundayız.”
Kelime Kökeni: Arapça-dirhem çoğul biçimi
– Dirhemler
– Paralar
– Akçeler
– Sikkeler
– Okkanın yüzde birleri
Cümle içinde kullanımı: “O dönem binlerce derâhim eşkıya tarafından kaybolmuştur.”