Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Kucaklama
– Sarma
– Kucağına almak
– Kollarıyla sarıp göğsüne bastırmak
Cümle içinde kullanımı: “Çiçeği der-âguş etmeden önce dikene hal hatır sor.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Kucaklama
– Sarma
– Kucağına almak
– Kollarıyla sarıp göğsüne bastırmak
Cümle içinde kullanımı: “Çiçeği der-âguş etmeden önce dikene hal hatır sor.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Kilise çanı
– Kiliselerde dini törenlerde ve saat başlarında çalan büyük çan
Cümle içinde kullanımı: “Derâ-yı deyr çaldığında bileceksin ki bir mumla seni bekliyor olacağım.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Çıngırak
– Çan
– Küçük çan
– Ses çıkaran metal nesne
Cümle içinde kullanımı: “Kulaklarımızda çalan derâ bizlere cehennemin sesi gibi geliyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-edat
– Kapı
– de içinde
– Kere
– Defa
– Cins
– Tür
– Kısım
– Çeşit
– Mağara
– Ter
– Bölme açıklığı
Cümle içinde kullanımı: “Yeri göğü de inletsen, der kırıp ayaklarıma da kapansan affetmem seni.”
Kelime Kökeni: Ad
– Tay duş
– Tay tuş
– Dendeş
– Taydaş
– Hepsi yekdiğerine eş
– Akran
– Yaşıt
Cümle içinde kullanımı: “Dengdeş olduğumuzu söylemeseydi asla inanmazdım, meğer aynı yaştaymışız.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Eşit
– Birbirine denk
– Müsavi
– Aynı düzeyde olan
Cümle içinde kullanımı: “İki gözü birbirine dengâdeng olan evlat hiç ayrılır mı?”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Hayran
– Ahmak
– Sersem
– Sersem
– Hayvana yüklenen yük
– Sıkı bağlanan tüccar eşyası
– Eşit
– Balya
– Ebleh
– Bön
– Müsavi
Cümle içinde kullanımı: “Semaya deng gözlerin bir kuşun kanadına hasrettir.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Sinn
– Dişçi
– Harflerin dişe benzer çıkıntısı
– Çıkıntılı askılar
Cümle içinde kullanımı: “Dendân görünümlü askıların kopması kötü oldu.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Kirlilik
– Paslılık
– Temiz olmayan
– Necaset
Cümle içinde kullanımı: “İçimizdeki denâset ancak vicdanımızın sesiyle temizlenebilir.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Adilik
– Alçaklık
– Kötü mizaç
– Zillet
– Kahpelik
– Aşağılık
Cümle içinde kullanımı: “Her insanın ruhunda denâ’et ve acizlik vardır, bunları örtebilir ama kendinden saklayamaz.”