Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Para
– Akçe
– Kıymetli kağıt
– Gümüş para
– Akça
Cümle içinde kullanımı: “Osmanlı zamanından kalma deremleri gözü gibi saklar kimselere göstermez.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Para
– Akçe
– Kıymetli kağıt
– Gümüş para
– Akça
Cümle içinde kullanımı: “Osmanlı zamanından kalma deremleri gözü gibi saklar kimselere göstermez.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Gerileme
– Basitleştirme
– Ricat
Cümle içinde kullanımı: “Hayatın derekî kısımlarını büyütmek yerine ileriye odaklanılmalı.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Aşağı inilecek basamak
– En aşağı kat
– Aşağı derece
– Düşük mertebe
Cümle içinde kullanımı: “Kötücül insanların dereke konumları size doğru yolunuzu göstersin.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Boylam
– Meridyen
– Tul derecesi
Cümle içinde kullanımı: “Derece-i tûl hesaplamalarında hiç bir zaman iyi olamadım.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Kaygılı
– Acılı
– Tasalı
– Dertli
– Kederli
– Mükedder
Cümle içinde kullanımı: “Evladını kaybeden baba yüreği ömrü billah derd-nâktır.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Tasalı
– Kaygılı
– Üzüntülü
– Dert sahibi
– Üzüntüsü olan
– Müteessir
Cümle içinde kullanımı: “Bu devirde derd-mend olmayan mı kaldı.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Keder
– Dert
– Mihnet görmüş olan
– Dert çekmiş kimse
– Üzüntü görmüş kimse
Cümle içinde kullanımı: “Gönül derd-âşinâ olmuşsa susmak neye yarar?”
Kelime Kökeni: Farsça-ünlem
– Vah vah
– Yazık
– Yardım eden
– İyilik seven
– Günah
– Kınama anlatan bir söz
Cümle içinde kullanımı: “Rezillik üstüne rezillik varken boşuna derdâ çekmek zorunda kaldın.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Boğaz
– Dar geçit
– Sınır boyunda bulunan küçük kale
– Kapılar kapısı
– Hudut
– Kale
– Uçurum görünüşünde olan dar yol
Cümle içinde kullanımı: “Böylesi zor bir derbendi aşacak gücü kendimde bulamıyorum.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Serseri
– Kapı kapı gezen
– Yaşayışı düzensiz kimse
– Hayta
– Kabadayı
Cümle içinde kullanımı: “Hayatın bir köşesinde yaşam telaşında kaybolurken derbeder olacağız.”