Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Enlem
– Arz denemesi
Cümle içinde kullanımı: “Yay parçalarının değerini derece-i arz ile ölçmek bilimdir.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Enlem
– Arz denemesi
Cümle içinde kullanımı: “Yay parçalarının değerini derece-i arz ile ölçmek bilimdir.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Yukarı çıkacak basamak
– Miktar
– Rütbe
– Enlem ve boylam ölçüm birimi
– Mertebe
– Paye
– Aşama
– Başarı gösterme
Cümle içinde kullanımı: “Ne derece haklı çıkacağımı zaman gösterecek bekleyelim görelim.”
Kelime Kökeni: Ad
– Anadolu’da zaman zaman ortaya çıkan başına buyruk asi takımı
– Anadolu’da devlet gücüne karşı koyan topluluk
– Zorba
– Derebeylik
Cümle içinde kullanımı: “Kendisini buranın derebeyi zannediyor galiba havalara bak.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– İki dağ arasındaki uzun çukur
– Çay
– Çukur
– Irmak
– Küçük akarsu
Cümle içinde kullanımı: “Çokta uzakta olmayan bir dere var buralarda, oraya ulaşabilirsek susuzluğumuzu gideririz.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Kaygılı
– Acılı
– Tasalı
– Dertli
– Kederli
– Mükedder
Cümle içinde kullanımı: “Evladını kaybeden baba yüreği ömrü billah derd-nâktır.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Tasalı
– Kaygılı
– Üzüntülü
– Dert sahibi
– Üzüntüsü olan
– Müteessir
Cümle içinde kullanımı: “Bu devirde derd-mend olmayan mı kaldı.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Dert ve kederi olan
– Üzüntülü
– Marîz
– Alîl
– Mahzun
– Mağmûm
– Mükedder
– Müzmin bir illet ve marazı olan
– Derdi olan
– Sıkıntılı
Cümle içinde kullanımı: “Gözlerini kapatma ey dertli çocuk, elbet bir gün senin de yüzün gülecek.”
– Birbirlerine acılarını, dert ve kederlerini söyleyip konuşmak
– Rahatlamak için konuşmak, sıkıntıları birbirine anlatmak
Cümle içinde kullanımı: “Yanına dertleşmek biraz soluklanmak için gelmiştim ama sende beni duyacak hal kalmamış.”
– Sıkıntı etmek
– Üzülmek
– Kederlenmek
– Bir sorunu üzüntü konusu yapmak
Cümle içinde kullanımı: “Derd etme Mevla’m ne eylerse güzel eyler.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Keder
– Dert
– Mihnet görmüş olan
– Dert çekmiş kimse
– Üzüntü görmüş kimse
Cümle içinde kullanımı: “Gönül derd-âşinâ olmuşsa susmak neye yarar?”