Kelime Kökeni: Farsça-ünlem
– Vah vah
– Yazık
– Yardım eden
– İyilik seven
– Günah
– Kınama anlatan bir söz
Cümle içinde kullanımı: “Rezillik üstüne rezillik varken boşuna derdâ çekmek zorunda kaldın.”
Kelime Kökeni: Farsça-ünlem
– Vah vah
– Yazık
– Yardım eden
– İyilik seven
– Günah
– Kınama anlatan bir söz
Cümle içinde kullanımı: “Rezillik üstüne rezillik varken boşuna derdâ çekmek zorunda kaldın.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Zahmet
– Tasa
– Keder
– Acı
– Gussa
– Eziyet
– Meşakkat
– Yüreği ezen iç sıkıntısı
– Kaygı
– Üzüntü
– Istırap
Cümle içinde kullanımı: “Derd çekmek kolay değildir, hele ki yüreğin yangın yeriyken.”
Kelime Kökeni: Ad
– Bir boğaz veya geçidin muhafızı
– Hudut muhafızı
– Kale muhafızı
Cümle içinde kullanımı: “Derbendçi olduğunu söyledi ya neyini anlamadın?”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Boğaz
– Dar geçit
– Sınır boyunda bulunan küçük kale
– Kapılar kapısı
– Hudut
– Kale
– Uçurum görünüşünde olan dar yol
Cümle içinde kullanımı: “Böylesi zor bir derbendi aşacak gücü kendimde bulamıyorum.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Serseri
– Kapı kapı gezen
– Yaşayışı düzensiz kimse
– Hayta
– Kabadayı
Cümle içinde kullanımı: “Hayatın bir köşesinde yaşam telaşında kaybolurken derbeder olacağız.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Ev kapısı
– Saray kapısı
– Kale kapılarının iç kısmı
Cümle içinde kullanımı: “Der-bâr yoksula açılmaz, seçkinler için açılır.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Kapıcı
– Kapıya bakan
– Apartman, otel gibi mekanlarda alışveriş, temizlik gibi işleri yapan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Osmanlı döneminde saray kapılarını bekleyen görevlilere der-bân adı verilirdi.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Uzun
– Tavil
– Çok süren
– Kısa karşıtı
Cümle içinde kullanımı: “Muhtarın elindeki derâz çubuk çocukların gözünü korkutmaya yetiyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Lafazan
– Çançan eden
– Geveze
– Boşboğaz
– Lakırtı kavafı
Cümle içinde kullanımı: “Derâyende birine sırrını verirsen tüm mahalleden duyarsın.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Renkli şeyler
– Parlak
– Parlak yıldızlar
Cümle içinde kullanımı: “Karanlığı dağıtan derârî gözlerin içime yeni bir can katıyor.”