Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-taraf
– Yansız
– Tarafsız
– Nötr
Cümle içinde kullanımı: “Aile arasındaki sorunlara karşı bî-taraf olmak ve sakinliği korumak önemlidir.”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-taraf
– Yansız
– Tarafsız
– Nötr
Cümle içinde kullanımı: “Aile arasındaki sorunlara karşı bî-taraf olmak ve sakinliği korumak önemlidir.”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-taksîr
– Kusursuz
– Suçsuz
– Mükemmel
– Suçu olmayan
– Masum
Cümle içinde kullanımı: “Bî-taksîri olduğu müddetçe kimseyi zindana atamaz, hakkında suç bildirisinde bulunamazsınız.”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-tâkat
– Gücü kuvveti kalmamış
– Takatsiz
– Mecalsiz
– Dermansız
– Yorgun
Cümle içinde kullanımı: “Bî-tâkat kalmaktan değildir korkum, beni tüketen yalnızlığın soğuk nefesidir.”
Deyim
– Bitkin duruma gelmek
– Yorgun duruma gelmek
– Gücü kalmamak
Cümle içinde kullanımı: “Bî-tâb düşen gönlüm hazin bir masala adanıp savruldu gitti.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Bitkin
– Yorgun
– Aygın
– Argın
Cümle içinde kullanımı: “Bî-tâb düşmekle kalmayıp her sabah sana çırpına çırpına geldim!”
Kelime Kökeni: Ad
– İnsan ve memeli hayvanlara musallat olan asalak bir havyan
– Kehle
– Böcek
Cümle içinde kullanımı: “Kafasında oynaşan bitleri gördükten nasıl yanına yaklaşabilirdim ki?”
– Pişirmek
– Yetiştirmek
– Olgunlaştırmak
– Besleyip büyütmek
– Sıcak yemeğe hazır hale getirmek
– Isıtmak
– Yakmak
– Besin maddelerini yiyecek kıvama getirmek
Cümle içinde kullanımı: “Aş ateşte harlana harlana bişürmek gerek, yoksa hem karın ağrır hem baş.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Sayısız
– Hesapsız
– Pek çok
– Hesabı tutulmayan
Cümle içinde kullanımı: “Bî-şümâr yalan dolanla gelen acıta acıta geri gidecektir emin olunuz.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Kuşkusuz
– Şüphesiz
– Elbette
– İşkilsiz
– Vesvesesiz
Cümle içinde kullanımı: “Bî-şüphe yaklaştığım çoğu şey beni üzmekle kalmamış canımı okumuştur.”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-şu’ûr+Farsça-âne
– Bilinçsizce
– Şuursuzca
– Dimağsızca
Cümle içinde kullanımı: “Bî-şu’ûrâne misali davranışlarına ehemmiyet vermeyiniz acısı gözünü kör etmiş durumda.”