Kelime Kökeni: Sıfat
– Katip
– Yazıcı
– Yazman
Cümle içinde kullanımı: “Osmanlı tarihinde yazman veya katiplik görevinde bulunan hizmetlilere bitikçi denirdi.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Katip
– Yazıcı
– Yazman
Cümle içinde kullanımı: “Osmanlı tarihinde yazman veya katiplik görevinde bulunan hizmetlilere bitikçi denirdi.”
Kelime Kökeni: Ad ve Sıfat
– Ümitsiz
– Bitmiş
– Harap olmuş
– Fena durumda olan
– Amel defteri
– Mektup
– Senet
– Belge
– Yazılmış şey
– Gücü tükenmiş
Cümle içinde kullanımı: “Helak olmuş benliğim bitik ruhumdan arta kalanlardan sana ne verebilirdim?”
Kelime Kökeni: Ad
– Yazı
– Kitabet
– Yazmanlık
– Tahrir
Cümle içinde kullanımı: “Söz konusu biti de geçen bilgilerin bilimsel olarak bir açıklaması henüz bulunmadı.”
Kelime Kökeni: Zarf ve sıfat
– Boyuna
– Tekmil
– Bütün
– Tek düze
– Yekpare
Cümle içinde kullanımı: “Bitevi hazan gecelerin uğuruna seni affedecek yaramı yaranın üstüne denk getireceğim.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Beter
– Daha fazla
– Çok kötü
Cümle içinde kullanımı: “Benim derdim dağları viran eder bir biter de sen katma bülbül!”
Kelime Kökeni: Ad
– Nebat
– Bitki
– Yeşil örtü
Cümle içinde kullanımı: “Yeryüzünde biten bitmediği sürece canlılar yaşamını idame ettirmeyi sürdüreceklerdir.”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-tekellüf
– Teklifsiz
– İçli dışlı
– Samimi
– Güçlüğe katlanma
– Kendi isteğiyle zorluğa katlanma
Cümle içinde kullanımı: “Bî-tekellüf sözlerinizle beni mahcup ediyor, iyilikleriniz sayesinde yüreğimi ferahlatıyorsunuz.”
Kelime Kökeni: Ad
– Bitkiyi bol veren yer
– Verimli tarla
Cümle içinde kullanımı: “Hanemizin tek geçim kaynağı gördüğünüz şu bitektir.”
Kelime Kökeni: Arapça-bett çoğul biçimi
– Şallar
Cümle içinde kullanımı: “Bitât ve ipekten dokunmuş nadide kumaşlar yarın itibariyle şehrimize gelecek.”
Kelime Kökeni: Farsça-Arapça
– Tarafsız olarak
– Taraf tutmadan
– Yanlı olmadan
Cümle içinde kullanımı: “Kara sevda ve aşkta bî-tarafâne olacaksın ki sıcak elleri tutmaya devam edebilesin.”