BRONZ ATLI – PAULLINA SIMONS

BRONZ ATLI – PAULLİNA SIMOS

 

“Titremeyeceğim, bu kısacık ömürden korkmayacağım, başımı eğmeyeceğim. Dik durmanın bir yolunu bulacağım. Kapımı her şeye kapatacağım, Alexander. İçimde yalnızca sen kalacaksın.”

 

Yaşam mücadelesi ve tarihin acılı yıllarını açıkça gün yüzüne çıkaran Bronz Atlı,  Rus ve Alman savaşını konu alıyor.  II. Dünya savaşının Leningrand’ında açlık, sefalet ve ölümle boğuşan Metanov ailesini konu alan kitapta, o zorlu şartlarda yeşeren masum bir aşk hikâyesini de içerisinde barındırıyor.

Tatyana henüz 16 yaşında Rus’lara özgü sarı saçları, beyaz teni ve yeşil gözleriyle ailesini savaştan korumaya çalışan güçlü, masum bir kızdır.

Alexander herkesten gizlediği geçmişiyle Kızıl orduda asker, aynı anda da Tatyana’nın ablası Daşa’nın yeni erkek arkadaşıdır.

Masum bir bakışla yoldan karşıya geçen Alexander, dondurmasını yiyen sarışın bir kız çocuğunun hayatını nasıl değiştireceğini, aşkın gerçekten var olduğuna nasıl ikna edeceğini bilmiyordur.

Kan ağlayan Leningrand’ın, üstlerinden yağan bombaların, açlıktan ve keskin soğuktan ölen insanların arasında kocaman bir aşk doğacak

Yazar o soğuk, kanlı savaş dönemini çıplak gözlerle bakılıyormuşçasına anlatırken; insanlığın tanık olduğu  zor günleri açıkça dile getiriyor.  Taş üstünde taş kalmazken, şehirler bombalanıp ölüm dört bir yana kusarken, Tatyana çocukluğunu savaşa kurban edecektir.

Tarihi roman türünde Pegasus yayınlarından tekrar çıkan Bronz Atlı, 3’lü serinin ilk kitabı.  Seri Tatyana ve Alexander ve Yaz Bahçesi ile devam etmekte.  Serinin tüm kitaplarını okumama rağmen ilk olması nedeniyle Bronz Atlı benim için ayrı bir yerde. Gerçekçiliği, aşkın henüz masumda kalabildiği, savaşın ve yıkımın toplumlarla insanları nasıl yok ettiğini anlatıyor.

Ölümcül kıtlığı, donduran soğukluğu ve aşkın yakıcı tutkularını bir anda hissedip tadacağınız bu kitapta, eminim benim gibi sizde çok etkileneceksiniz.

 

Monna Rosa – SEZAİ KARAKOÇ

Karşılıksız aşkın en güzel dile gelişi olan, platonik duyguların şiirle buluştuğu Monna Rosa ve Sezai Karakaoç.  Mülkiye de gönlünün tek gülüne yazdığı satırlarla kalplerimiz de ayrı bir yer tutan şair, 14 kıtalık şiiriyle büyük sevdasını dışa vurarak edebiyatla itiraf etmiştir.

Diyarbakırlı olan yazar, 1933 doğumludur.  Ankara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi Maliye ve İktisat mezunudur.  Maliye müfettiş yardımcılığı yaptıktan sonra istifa ederek gazetecilikle alanına yönelmiştir. ikinci Yeni Akımı ile şiirler yazan Sezai Karakoç, mistik ve İslami içeriğe sahip eserleriyle oldukça ses getiren bir yazardır.

İlk şiiri henüz 19 yaşında iken Hisar dergisinde yayınlanmıştır. Monna Rosa şiiri Sezai Karakoç’u tanımamıza vesile olan ilk şiiridir.

3O yıl boyunca Monna Rosa diye bilinen şiirinin Akrostiş olarak yazıldığı fark edilmemiştir. Kıtaların baş harflerinden ise Muazzez Akkaya ismi çıkmaktadır.

 

 

Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.
Geyve’nin gülleri ve beyaz yatak.
Kanadı kırık kuş merhamet ister.
Ah senin yüzünden kana batacak.
Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.

Ulur aya karşı kirli çakallar,
Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa.
Mona Rosa bugün bende bir hal var.
Yağmur iri iri düşer toprağa,
Ulur aya karşı kirli çakallar.

Açma pencereni perdeleri çek,
Mona Rosa seni görmemeliyim.
Bir bakışın ölmem için yetecek.
Anla Mona Rosa ben bir deliyim.
Açma pencereni perdeleri çek.

Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi,
Bende çıkar güneş aydınlığına.
Bir nişan yüzüğü bir kapı sesi.
Seni hatırlatır her zaman bana.
Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi.

Zambaklar en ıssız yerlerde açar
Ve vardır her vahşi çiçekte gurur.
Bir mumun ardında bekleyen rüzgar,
Işıksız ruhumu sallar da durur.
Zambaklar en ıssız yerlerde açar.

Ellerin, ellerin ve parmakların
Bir nar çiçeğini eziyor gibi.
Ellerinden belli olur bir kadın,
Denizin dibinde geziyor gibi.
Ellerin, ellerin ve parmakların.

Zaman ne de çabuk geçiyor Mona.
Saat onikidir söndü lambalar
Uyu da turnalar girsin rüyana,
Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar.
Zaman ne de çabuk geçiyor Mona.

Akşamları gelir incir kuşları,
Konarlar bahçemin incirlerine.
Kiminin rengi ak kiminin sarı.
Ah beni vursalar bir kuş yerine.
Akşamları gelir incir kuşları.

Ki ben Mona Rosa bulurum seni
İncir kuşlarının bakışlarında.
Hayatla doldurur bu boş yelkeni.
O masum bakışların su kenarında.
Ki ben Mona Rosa bulurum seni.

Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa.
Henüz dinlemedin benden türküler.
Benim aşkım uymaz öyle her saza.
En güzel şarkıyı bir kurşun söyler.
Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa.

Artık inan bana muhacir kızı,
Dinle ve kabul et itirafımı.
Bir soğuk, bir mavi, bir garip sızı
Alev alev sardı her tarafımı.
Artık inan bana muhacir kızı.

Yağmurdan sonra büyürmüş başak,
Meyvalar sabırla olgunlaşırmış.
Bir gün gözlerimin ta içine bak
Anlarsın ölüler niçin yaşarmış.
Yağmurdan sonra büyürmüş başak.

Altın bilezikler o kokulu ten
Cevap versin bu kuş tüyüne.
Bir tüy ki can verir gülümsesen,
Bir tüy ki kapalı geceye güne.
Altın bilezikler o kokulu ten.

Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.
Geyve’nin gülleri ve beyaz yatak.
Kanadı kırık kuş merhamet ister,
Ah senin yüzünden kana batacak.
Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.

Daha Uzun Kirpiklere Sahip Olmanın Sırları

Hangi kadın daha uzun, daha gür kirpiklere sahip olmak istemez ki.  Güzellik algısında kirpiklerin büyük bir önem arz ettiği kadınların dünyasında kozmetik ürünleri, takma kirpik, hatta kirpik ektirme gibi bir çok operasyon da söz konudur.

Güzel ve uzun kirpiklere ulaşmak bir çok para dökmenize gerek olmadan, sizlere vereceğimiz küçük sırlarla dolgun ve gür kirpiklere sahip olmanız mümkün.  Etkili olduğu kadar ucuz yöntemlerle eskisinden sağlıklı ve uzun kirpiklere kavuşabilirsiniz.

1-  Kirpiklerini taramayı denediniz mi?

Evet, kirpiklerinizi düzenli olarak taradığınızda o bölgedeki kan akışını hızlandırarak uzamanın hızlanmasına neden olabilirsiniz. Gün içinde kirpiklerinizi 2 kez  tarayarak üstlerinde biriken tozları ve kirleri de temizleyebilirsiniz.

2- Kirpiklerinizi yağlarla besleyin.

Zeytin yağı, Hindistan yağı, Badem yağı, Hint yağı, Argan yağı, Jojoba yağı içerdikleri folik asitlerle kirpik köklerinizin foliküllerini beslerler.  Sağlıklı ve çabuk uzamasını sağlayan antioksidanlara sahip bu yağları gece yatmadan önce kirpiklerinize uygulayın.  Belirgin sonuçlar için her gece uygulamayı unutmayın.

3- Vazelin 

Kuru ve kolayca kırılan kirpikleri canlandıran vazelin, doğru kullanıldığında kirpiklerinizi nemlendirir.  Göz kapaklarınızı yumuşatan vazelini kirpiklerinizin uzamasına da yardımcıdır. Her gece yatmadan önce üst ve alt kirpiklere sürüp sabaha kadar nemlenmesine izin  verin.

4- Protein tüketin

Sağlıklı ve dengeli beslenerek vücudunuzun tüm ihtiyacını karşılayın.  Kirpik, saç ve deri sağlığınız için vücudumuzun üretmediği ve dışarıdan almak zorunda kaldığımız proteinli gıdaları tüketmeye gayret edin.   Tavuk, balık, et, hindi gibi protein değeri yüksek gıdaları mutlaka gün içinde tüketin.

5- Yeşil çay

Saç dökülmesi için kullanılan bir çok tıbbı ve kozmetik ürününün bileşeni olan yeşil çay, güçlü bir antioksidandır.  Demlediğiniz bir bardak çayı soğumaya bırakın, sonrasında yeşil çay ile ıslattığınız pamukla gözlerinize uygulayın. Günde iki defa kullanabilirsiniz.

6- Aloe vera 

Saçlara ve cilde iyi gelen, hücre onarıcı yapısı bulunan Aloe vera kirpiklerine de oldukça iyi gelmektedir.  Taze Aloe vera yaprağının içindeki sıvıyı gece yatmadan önce kirpiklerinize uygulayın, daha etkili olmasını isterseniz içine bir damla hint yağı ekleyebilirsiniz…

Triskaidekaphobia Nedir?

Triskaidekaphobia olarak tanımlanan rahatsızlık; 13 sayısının insan üzerinde yarattığı korku ve uğursuzluk hissidir. İlk defa 1910’da yayınlanan Abnormal Psychology  kitabında geçen 13 sayısına duyulan korkuya tanı ve isim koyulmuştur.

Korku olarak bilinen aslında ise psikolojik bir rahatsızlık olan Triskaidekaphobia, Isador Coriat tarafından tanımlandırılmıştır.

Dünya üzerinde 20 milyon insan bu hastalığa sahipken, çoğu ülke bu korku üzerine değişik bir çok tedbir almış durumdadır. Bazı ülkelerde ise asansörde 13. kat numarası yoktur ve 12’den 14. kata geçilmektedir.

13 sayına duyulan bu rahatsızlığın çıkış noktası olarak Leonardo Da Vinci’nin Santa Maria delle Grazie   manastırının yemekhane duvarına yaptığı resim olduğu düşünülmektedir.  1495 yılında duvara yapılan bu eser ‘Son Akşam Yemeği’dir.

Adı geçen eserde havarileriyle akşam yemeği yiyen İsa’nın içlerinden birinin ihanetine uğrayacağını ve o kişiyi bildiğini söylediği an resmedilmiştir.

Akşam yemeğine gelen 13. kişi olan Yehuda, İsa’ya ihanet eden kişidir.

13 rakamının kötülük ve uğursuzluk getirdiğine inanan bir çok ülke bulunmaktadır, hatta bu inançtan kurtulmak için bir çok alternatif yolda denemişlerdir.  Özellikle 13 eyaletten oluşan Amerika, doların üstündeki simgeler 13 tanedir.

Bazı ülkelerde ise 13 sayısına ulaşmamak için kapı numaralarına 12+1  yazılmaktadır.  13. cuma korkusu, tarot kartlarından 13. kart ölüm anlamına gelmektedir.

Ünlü korku ve gerilim yazarı Stephen King Triskaidekaphobia, 13 sayısına duygu korkuyu belirtmiştir.

Sigarayı Bıraktığınızda Vücudunuzda Neler Oluyor?

Bir çok ülkede ciddi bir sağlık sorunu olan Sigara, ince kağıda sarılmış tütün ve bir çok zararlı maddenin birleşiminden oluşmaktadır. Yüksek oranda nikotin içeren sigara, kullanan hemen herkeste bağımlılık yapan bir tütün ürünüdür.

Sigara günümüzden ve 4000 yıl öncesine kadar kullanılmaya devam edilirken, zararlı etkilerini dünya genelindeki kullanıcılara aktarılmaktadır.  Ülkemizde tütün kullanımının ve sigara bağımlılığına karşı Alo 171 hattı profesyonel bir şekilde destek vermektedir.

Dünya Sağlık Örgünün “dünyanın en hızlı yayılan ve en uzun süren salgını” olarak nitelendirildikleri sigara ve tütün bağımlılığını bıraktığınız anda vücudunuzda neler değişeceğini merak ettiniz mi?

 

  • Yüksek kanserojen etmenler bulunduran sigarayı 20 dk içmediğinizde; kan basıncınız ve nabzınız normale döner. El ve ayaktaki kan basıncınız normal düzeye döner.
  • Vücudunuzu terk etmeye başlayan nikotin 6 saat sonrasında kan atış hızınızın düşmesini sağlar.
  • Sigara dumanını içine çektiğiniz de oluşan zehirli gaz karbonmonoksit 12 saat sonrasında kan dolaşımınız içerisinden temizlenir.
  • 24 saat sonrasında karbonmonoksit ciğerlerden de atılarak vücut arınır.
  • 2 gün boyunca içmediğiniz taktirde tat ve koku duyularınız keskinleşir.
  • Peptik ülserli hastaların tedavilerinde olumlu semptomlar görülmeye başlanır.
  • 3 günün devamında daha rahat nefes alınır, hava yolları gevşemeye başlar. Enerji düzeyiniz yükselir.
  • Kan dolaşımı, yürürken tıkanma, solunum yolu enfeksiyonları 2-12 hafta içerisinde oldukça azalır.
  •  Wheezing yani hırıltılı soluk alıp verme gibi sağlık problemleri iyileşir, akciğerleriniz %5-10 oranında daha iyi çalışır.
  • 1  yılın devamında kroner kalp rahatsızlığı riski azalır.
  • 5-10 yıl sonra akciğer kanseri riski sigara içenlere oranla yarıya iner, kalp krizi riski hiç içmeyenlerin seviyesine düşer.

Halo Etkisi Nedir?

 

Kişinin fiziksel görünüşüne bakarak diğer özellikleri hakkında çıkarım yapmak anlamındadır.  Halo etkisi olarak anlandırılan araştırma 1.  Dünya savaşı sırasında Amerikalı bir psikolog tarafından yapılmıştır. Amerikalı psikolog Edward Thorndike, araştırması için birliğinde bir çok askeri komuta eden komutanlarla çalışmıştır. 

Emri altındaki askerlerin fiziksel özelliklerinin sorulduğu komutanlara, askerlerinin becerileri ve yetenekleri de soruldu. Komutanların iyi nişancı, kararlı, zeki, disiplinli ve sağlam olarak işaret ettikleri askerlerin fiziksel görünüşleri standartların üstünde yakışıklı ve iyi görünümlü oldukları saptandı.

Askerlerinin dış görüntülerinden etkilenerek diğer özelliklerinde de bir kusur bulunmadığını düşünen komutanlar, gerçekte var olmayan yeteneklerine rağmen ilk etap da dış görüntü nedeniyle olumlu özellikler atfetmiştir. Edward Thorndike, araştırma sonucunda bir yanılsama olan bu duruma

Halo Etkisi adını vermiştir. Yakışıklı ve güzel olarak adlandırılan kişilerin her konuda başarılı oldukları düşünülmektedir.  Dış görüntüsüne bakarak kişinin akıllı ve zeki olduğu hakkında kanaat vermemize neden olan şey Halo etkisidir.

YIKIK- Ümit Yaşar Oğuzcan

Bugün yıkığım biliyor musun?
Ezginim, çaresizim, umutsuzum
Sancılıyım bırakma beni, insanlar kötü
Bırakma beni korkuyorum.

Bir deli otlar büyüyor içimde
Sancılıyım, yorgunum, kederliyim
Bu halini sevdim gitme kal
Çamurlar çirkefler içindeyim

Bir dayak yemiş adamım şimdi
Bezginim, kararsızım, yılgınım
Al götür beni o kayıp gecelere
Yeter ikimize yalnızlığım

Ümit Yaşar Oğuzcan

Meçhul Öğrenci Anıtı – ECE AYHAN

Şiir dünyasının hırçın, huysuz şairi olarak da bilinen Ece Ayhan; hamur gibi yoğurduğu kelimeleriyle ikinci yeni şiir akımının öncülerindendi.

Cemal Süreya, Sezai Karakoç gibi ünlü şairlerin arasında yer alan Ece Ayhan, 1959’da “Kınar Hanım’ın Denizleri” ilk kitabını çıkartarak edebiyat dünyasına ilk adımını atmıştır.

Dilini kendine has kullanışı, zarafeti ile bütün dikkatleri üstüne çeken şaire ‘Görüntücü İmge Ustası’ olarak da anılmıştır. Can Yücel sayesinde sokak diliyle tanışan Ece Ayhan, Devlet ve Tabiat adlı kitabıyla okuyucularına düşüncelerini açıklıkla, kelime oyunlarına sarılı dizeleriyle anlatmıştır.

En çok beğenilen kitapları; Bakışsız Bir Kedi Kara, Yort Savul, Zambaklı Padişah, Çok Eski Adıyladır kitaplarıdır.

Ece Ayhan’ın sevilen şiirlerin birisi olan; Meçhul Öğrenci Anıtı sizin için yayınlıyoruz.

 

Buraya bakın, burada, bu kara mermerin altında
Bir teneffüs daha yaşasaydı
Tabiattan tahtaya kalkacak bir çocuk gömülüdür
Devlet dersinde öldürülmüştür.

Devletin ve tabiatın ortak ve yanlış sorusu şuydu:
-Maveraünnehir nereye dökülür?
En arka sırada bir parmağın tek ve doğru karşılığı:
-Solgun bir halk çocukları ayaklanmasının kalbine!dir

Bu ölümü de bastırmak için boynuna mekik oyalı mor
Bir yazma bağlayan eski eskici babası yazmıştır:
Yani ki onu oyuncakları olduğuna inandırmıştım

O günden böyle asker kaputu giyip gizli bir geyik
Yavrusunu emziren gece çamaşırcısı anası yazdırmıştır:
Ah ki oğlumun emeğini eline verdiler

Arkadaşları zakkumlarla örmüşlerdir şu şiiri:
Aldırma 128! İntiharın parasız yatılı küçük zabit okullarında
Her çocuğun kalbinde kendinden daha büyük bir çocuk vardır
Bütün sınıf sana çocuk bayramlarında zarfsız kuşlar gönderecek


	

Uğultulu Tepeler- Emily Bronte

İngiliz edebiyatın da kült haline gelmiş Uğultulu Tepeler klasikler arasında girmiş, Emily Bronte’ye ait ilk ve tek kitabıdır.  Yazar ve şair olan Emily Bronte, Charlotte Brontë’nin en küçük kız kardeşidir.  1818-1848 yılları arasında yaşayan yazar, dönemin kadınlara karşı olan tutumuna karşı yazdığı şiirler Ellis Bell mahlasıyla yayınlamıştır.

Uğultulu Tepeleri 1847 yılında üç citlik bir serisinin iki cildi olarak yayınlanan kitabın son cildi kardeşi Anne tarafından yazılan “Agnes Grey” ile tamamlanmıştır.

Dönemin zor şartları ve sağlık problemleri nedeniyle 1848 de tüberkülozdan vefat eden Emily Bronte’nin tek romanı olan Uğultulu Tepeler ablası Charlotte Bronte tarafından düzenlenmiştir.  1850 de düzenlenerek basına hazırlanan ve Emily Bronte adıyla tek bir cilt olarak yayımlanmıştır.

İngiliz Edebiyatı klasiği haline gelen ve Dünya da bir çok okur tarafından beğenilerek okunan Uğultulu Tepeler’den sizler için en güzel altınları derledik.  Yazarın naif, düşsel kurgusuna hayranlık duyacağınız notlar sayesinde kitabı bir kez daha okumak isteyebilirsiniz.

“Hiç kitabınız yok mu?” dedim. “Burada kitap olmadan nasıl yaşıyorsunuz, diye sorabilir miyim? Doğruyu söylemek gerekirse, kitaplarımı elimden alsalar çıldırırım.”

”… o kendisini ne kadar sevdiğimi hiç bilmeyecek; hem onu yakışıklı filan diye sevmiyorum, Nelly; benden daha çok bana benziyor da, onun için seviyorum. Ruhlarımız her neden yoğrulmuşsa, ikimizinki de aynı. Linton’ınki ise, ay ışığının şimşekten, buzun ateşten ayrı olduğu kadar bizimkinden ayrı.’

“Hem sana hem de kibrine bir oda bulundu sonunda bu evde. Şu oda boş, kibrinle birlikte yerleşebilirsin.”

“Ona olan aşkımı ‘asla sözcüklere dökememiştim,’ ama eğer bakışlarında bir dili varsa, dünyanın en aptal insanı bile onun için deli divane olduğumu anlayabilirdi.”

“İnsanı insan yapan, yüzüne güzellik katan ve onu sevdiren tek şey kalbinin temizliğidir. Yoksa hepimiz aynıyız, etten ve kemikten oluşmuş bedenleriz.”

“Birini öldürmek için ne tuhaf bir yöntemdi bu! Catherine tam on sekiz yıl beni boş bir ümit peşinde koşturarak aldatmış, beni santim santim değil, milim milim öldürmüştü!”

Heathcliff’in nasıl bir adam olduğunu ona anlat: ..karaçalılarla, kayalarla kaplı, çorak bir bozkır. Ha sana, ‘Gönlünü ona ver,’ demişim, ha şu minik kanaryayı bir kış günü bahçeye bırakmışım, hepsi bir.

Bunu anlamadığımı sanarak kendini oyalıyorsan, çok budalasın demektir. Tatlı sözlerle teselli bulacağımı sanıyorsan da çok aptalsın demektir. Öcümü almadan acımı içime atacağımı düşünüyorsan, bu inancını kısa zamanda boşa çıkaracağımı da bilmiş ol. 

“Kötü insanları cezalandırmak Tanrının işidir; bize düşen ise onları affetmektir.”

 

Kolay Bir Doğum Süreci İçin Öneriler

Annelik muhakkak her kadın için ulvi bir mertebe olarak görülmektedir.  Hamile olduğunuzu öğrendiğinizden bu yana içiniz de can bulan bebeğinizin sağlık durumu birinci önceliğiniz haline gelmiş durumda.  Ruh haliniz ise hormonal değişiklikler yüzünden sarsılmış durumda.

Rahat ve sağlıklı bir hamilelik süreci geçirip hem bebeğiniz hem de sizin için kolay bir doğum yaşamak için kendinizi hazırlamaya çalışıyorsunuz.

Fiziksel ve maddi olarak siz anne adaylar için kolaylık sağlayacak doğum önerilerimizle, stresinizi azaltmayı ve rahat bir doğum gerçekleştirmenizi umuyoruz.

1- Anne olmak istediğinize kesinlikle emin olmalısınız.

Hayatınıza dahil olacak bu küçük şey bütün ömrü boyunca sizden ilgi ve sevgi bekleyecek bir parçanız olacak.  Ekstra sorumluluklar, düzenli bir hayatla birlikte anne olmanın vereceği yorgunluğu ve fedakarlığı düşünerek buna hazır olduğunuzdan emin olun.

2- Sağlıklı beslenmeye ekstra özen gösterin

Bu süreçte ne yediğiniz çok önemli, karnınızda gelişimini sürdüren bebeğinizin sağlığını birebir yedikleriniz etkilemekte. Doktorunuzun vereceği beslenme listesine uyarak bolca meye ve sebze tüketin.  C vitamini, protein, kalsiyum gibi besin yönünden zengin şeyler tüketmeye dikkat etmelisiniz.

3- Folik Asit kullanımını ihmal etmeyin.

Hamilelik süreciniz boyunca kullanmanız gereken vitamin takviyelerini, doktor kontrolünde aksatmadan kullanmaya özen göstermelisiniz.  Bebeğinizin ihtiyaç duyduğu ve sağlığı açısından yararı olacak folik asit protein sentezi sağlayarak, hücre çoğalmasını arttırmaktadır.

4– Doğumdan Önce  Bebek Odasını hazır edin

Son aylarda hareket etmede zorlanacak, ağırlaşan kilonuz ile eşya kaldırmanız imkansız hale gelmiş olacak.  Bebeğinizin cinsiyetini öğrendikten hemen sonra bebek odası hazırlıklarına başlamış, son aylarda sıkışmanıza engel olacaktır. Bebek eşyalarını yavaş yavaş alarak maddi olarak da çöküntüye uğramadan alış verişinizi tamamlayabilirsiniz.

5-  Doğumu kolaylaştıracak egzersizler yapın

Hamile pilatesi, yoga, meditasyon, yürüyüş gibi egzersizlerle psikolojinizle birlikte fiziksel olarak da rahatladığınızı fark edeceksiniz.  Hamilelik süreci stresli olduğu kadar uzun ve yorucu bir bekleyiş aynı zamanda.  Plates ile kaslarınızı güçlendirerek doğum esnasında zorlanmamızı sağlayarak yardımcı olacaktır.