Elmalı Rulo Kek Tarifi

Misafirleriniz ve sevdikleriniz için enfes atıştırmalıklar yapmak istiyorsanız, damak tadınıza uyacak enfes Elmalı Rulo keki mutlaka denemelisiniz.  Yapımı oldukça kolay olan elmalı rulo kek, çay saatlerinizin yeni yıldızı olacak.

Elmalı Rulo Kek için malzemeler

İç harcı 

  • 6 adet elma
  • 2 yemek kaşığı pudra şekeri
  • 2 yemek kaşığı toz tarçın

Kek hamuru

  • 1 çay bardağı süt
  • 1 paket kabartma tozu
  • 3 adet yumurta
  • 1 paket vanilin
  • 1 su bardağı şeker
  • Alacağı kadar un

Elmalı Rulo Kek Yapılışı

6 adet elmayı rendeleyerek suyunu sıkın.  Rendelenmiş elmaların içine 2 yemek kaşığı tarçın ile 2 yemek kaşığı pudra şekerini katarak karıştırın.  İç harcını hazırladıktan sonra keki pişireceğiz tepsinin içine pişirme kağıdını sererek harcı tepsiye yayıyoruz.

Yumurtaları bir kapın içinde şeker eriyene kadar çırpın. İçine sırayla süt, un, kabartma tozu ve vanilini ekleyerek hamur kıvamını alana kadar karıştırmaya devam edin.  İç harcı döktüğümüz tepsinin üzerine kek harcını eşit şekilde yayın.  Önceden ısıtılmış fırına koyarak 180 derece de 25 dakika boyunca pişirin.

Pişen keki fırından çıkarak soğumaya alın.  Elmalı kısmı üste gelecek şekilde tepsiyi ters çevirin ve rulo şeklinde yuvarlayarak sarın.  Dilimler halinde keserek üstün pudra şekeri dökerek ikram edebilirsiniz…

Haluk Bilginer 47. Uluslararası Emmy Ödüllerinde ‘En İyi Erkek Oyuncu’ Seçildi!

Bu sene düzenlenen 47. Uluslararası Emmy Ödüllerinde Haluk Bilginer ‘En İyi Erkek Oyuncu’ ödülünün sahibi oldu.  Şahsiyet dizisinde oynadığı rolüyle Emmy Ödülüne layık görüldü.

New York’ta düzenlenen ödül gecesinde yapılan törende ödüller sahiplerini buldu.  47’incisi düzenlenen Emmy Ödüllerine bu sene bir Türk oyuncu damgasını vurdu. Haluk Bilginer, Şahsiyet dizisinde alzheimer  hastası olan seri katil Agâh Beyoğlu karakterine can vermişti.  Agâh karakteriyle ‘En İyi Erkek Oyuncu’ ödülüne aday olan Biginer ödülün sahibi oldu.

Onur Saylak’ın yönetmenliğini yaptığı Şahsiyet dizisi suç, gerilim konularını işlemiş 2018 yılında yayın hayatına başlamıştı.  Performansıyla göz dolduran Haluk Bilginer ödülünü alırken yaptığı açıklamada “Kendimden çok Türkiye’ye bu ödül gittiği için çok mutluyum” dedi…

Ekberiyet Sistemi Nedir?

Ekberiyet kelimesi Ekber kavramından türemiştir.  Ekber Arapça dilinde büyük anlamına tekabül etmektedir. Osmanlı Devleti idaresinde yaşça büyük olan velihattın tahta geçmesi sistemine Ekberiyet denmektedir.  Osmanlı ailesine mensup en yaşlı olanın padişah olarak tahta geçmesidir.

Ekberiyet sistemi I. Ahmet döneminde uygulanmaya başlanmış, kardeş katlinin önüne böylelikle geçilmiştir.  Ayrıca şehzadelerin sancağa çıkmasının önüne geçmiştir.

Tahta çıkma sırası Ekberiyet  sistemiyle velihatlardan en büyük olarak direk olarak varis olarak seçilmiştir.  Osmanlının saltanat anlayışını oluşturan bu sistem sayesinde devam etmiştir. Ekberiyet sistemine bağlı kalan Osmanlı Devleti, padişahın belirlenmesinde kan dökülmeyecek bir siyaset izlemiştir.

Erşediyet, Ekberiyet sisteminin içinde yer almıştır.  şehzadenin akıl sağlığı ve olgunluk niteliklerini taşımasını şart koşan bir yöntemdir…

Dünyada bir ilk: İnsan Gübreleme Merkezi ABD’de açılıyor!

Gelecek yılın bahar aylarında ABD’de açılacak olan Recompose yakında hizmet vermeye başlayacak. Kuruluş amacı çok farklı olan bu tesis, cansız bedenler üstünde gerçekleştireceği işlemlerle toprağa dönüştürecek.

Ölüm sonrası merkezi olarak adlandırabileceğimiz merkez, insan bedenlerine ölüm sonrasında farklı bir seçenek sunarak sürdürülebilir ve doğal bir ayrıştırma gerçekleştirmeyi amaçlıyor.  ABD’nin Seattle kentinde 2021’in bahar ayalarında açılması planlanan merkez insan ölümü sonrasında doğaya geri dönüşünü hedefliyor.  Geleneksel mezar seçenekleri arasına girecek olan hizmetleriyle insan kalıntıları 30 gün içinde işlem görerek toprağa dönüştürülecek.  Doğa dostu olan merkez, insan bedeninin yeni yaşamları beslemeye yardımcı olacağını düşünüyor.

Recompose, insan bedenini bir çeşit gübreleyerek isterlerse aileye vererek bu toprakta bitki yetiştirebiliyorlar.  İnsan gübreleme süreci ise cansız bedenin bitki ve odunlarla kaplı bir çelik bir tabuta yerleştiriliyor.  Termofilik bakteriler açısından havalandırılarak 30 gün boyunca çözünmesi bekleniyor.

Recompose resmi internet sitesinden konuyla ilgili açıklama yaparak sürecin faydalarını kamuoyuyla  paylaştı.

İnsan kalıntılarını toprağa dönüştürerek atıkları minimize ediyoruz ve yeraltı suyunu mumyalama sıvısı ile kirletmekten kaçınıyoruz. Yakma, tabut üretimi, mezar taşı ve kefen üretiminden kaynaklanan CO2 emisyonlarını önlüyoruz.”

 

İnsan Neyle Yaşar? – L.N. TOLSTOY

Büyük Rus yazarlarından biri olan Lev Nikolayeviç Tolstoy, 9 Eylül 1828’de dünyaya gelmiştir. Napolyon savaşları esnasında yazdığı Savaş ve Barış romanını 1865 yılında kaleme almıştır.  Yaşama sunulan bir destan olarak nitelendirilen eser klasikler arasına girerek bir çok dile çevrilmiştir.  İkinci büyük romanı olan Anna Karenina’yı 1877 yılında yazmıştır.  Hayatının son otuz yılını din, insan, adalet, aile, toplum,özgürlük, sanat ve estetik konularında kurumsal çalışmalara veren Tolstoy, 7 Kasın 1910’da zatürreden hayatını kaybetmiştir.

İnsan Neyle Yaşar? ile insan sevgisi ile gerçek hayatı yansıtan hikayeleri kaleme alan yazar, üzerinde düşünülecek bir eser üreterek klasikler arasına girmeye hak kazanmıştır. İnsan Neyle Yaşar? kitabından sizler için en güzel alıntıları derledik.

İnsan Neyle Yaşar?

“Ekmek pahalı, emek ucuzdu.”

“Tüm insanların, kendilerine baktıkları için değil, sevgi sayesinde yaşadıklarını öğrendim.”

“Şunu sakın unutmayın: Önemli olan bir tek an vardır. O da “şimdi”dir. Çünkü bir tek ona sözümüz geçer.”

“Öğrendim ki insan kendi hayatından endişe ettiği için değil, içinde sevgi olduğu için yaşar.”

“Tanrı’yı sevdiğini söyleyip kendi kardeşinden nefret eden varsa; o bir yalancıdır.Görüp tanıdığı kardeşini sevemeyen, göremediği Tanrı’yı hiç sevemez.”

“Dünyada barış olmalı, insanda iyi niyet.”

Şimdi anladım ki kötülük kötülükle çoğalıyor, insanlar ne kadar kötülüğün ardına düşerlerse ona o kadar çoğaltıyorlar.
Demek ki kötülük kötülükle ortadan kalkmıyor. Peki öyleyse neyle kalkıyor?

Tuhaftır, çocukken büyükler gibi olmak isterdim,ama çocukluktan çıktıktan sonra çocuk olmayı özledim…

Allah bana, gençliğimde bakayım, ihtiyarlığımda avunayım, ölünce de hayırla anılayım diye bir çocuk verdi.

25 Kasım Kadına Şiddetle Mücadele Günü

25 Kasım Kadına Şiddetle Mücadele Günü, 1999’da kadına yönelik şiddetin önüne geçme ve toplumu bilinçlendirerek farkındalık yaratmak amacıyla BM Genel Kurulu kararıyla ilan edilmiştir.  International Day for the Elimination of Violence against Women, Birleşik Milletler tarafından tanınırken, ülkemizde de dahil tüm dünya üzerinde kadına ve çocuğa yapılan şiddete uğruyor. Psikolojik ve fiziksel şiddete maruz kalan kadınlarımız, korku dolu anlar yaşamayı sürdürüyor.

Evde, iş yerinde, sokakta tacize ve tecavüze maruz kalan kadınlar haklarını aramaktan çekiniyor. Toplumda bilinç uyandırmak adına kadınların haklarını savunması için sosyal medya da bir çok kampanya başlatıldı.  Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan resmi sosyal medya hesabından 25 kasım Kadına Şiddetle Mücadele Günü dolayısıyla bir mesaj yayınladı.

“Kadına yönelik şiddet, insanlığa karşı işlenen en büyük suçlardan biridir. Kadına yönelik şiddete, istismara, tacize ve ayrımcılığa karşı mücadeleye devam edecek, inşallah bu ayıbı el birliğiyle ülkemizden tamamen sileceğiz”

 

Elon Musk ,Tesla Cybertruck’ın Sipariş Sayısını Açıkladı

Geçtiğimiz günlerde Tesla, pick-up modeli olan Tesla Cybertruck’i tanıtmıştı.  Başarılı bir girişimci ve yatırımcı olan Elon Musk’un kurucusu olduğu Tesla, otomobil sektöründe yeni bir çığır açtı. Bildiğimiz pickup’lara benzemeyen Tesla Cybertruck tasarımıyla bir çok kişinin ilgisini üstüne çekmeyi başardı.

Bu zamana kadar üretilen pickup’lara benzemeyen ve tamamen farklı bir tasarıma sahip olan Tesla Cybertruck, dayanıklılık üzerine özel olarak tasarlandı. Metal topla bil kırılmayan cam, köşeli keskin tasarımı ve güçlü motoruyla fütüristik özellikleriyle araç büyük ilgiye maruz kaldı.

Tesla Cybertruck’un lansman sonrası sosyal medyada başlayan merak ise satış rakamlarının şimdiden ortaya çıkmasına zemin hazırladı.  Öyle ki Elon Musk resim twitter hesabından Tesla Cybertruck’ın satış rakamlarını paylaşarak, daha satışa çıkmadan otomobilin ne kadar tutulduğunu gözler önüne serdi.

Henüz satışa çıkmayan Tesla Cybertruck, Elon Musk’un belirttiğine göre farklı tasarımı ve özelliğiyle 146.000 bin siparişe ulaştı.  Siparişlerin yüzde 42’si çift motorlu, 41’i üç motorlu, 17’sini tek motorlu modellerinden oluşuyor.  Elon Musk, Tesla Cybertruck’a gelen siparişlerin ise ücretli bir destek ve reklam olmaksızın geldiğini açıkladı.

Elon Musk, Tesla Cybertruck siparişi veren her kişiden 100 dolarlık bir depozito ücreti de alarak, satışa başlamadan 14,6 milyon dolar kazanmayı başardı…

Reggiana’nın kalecisi Matteo Voltoini gece kulübünün tuvaletinde cinsel ilişkiye girdi!

Bir gece kulübünde kız arkadaşıyla eğlenen Matteo Voltoini, gündeme oturan bir skandala imza attı.  İtalya Serie C ekibinin kalecisi olan futbolcu, kız arkadaşıyla tuvalette cinsel ilişkiye girince 1 haftalığına kadro dışı bırakıldı.

İtalya Serie C (3. Ligi) kalecisi olan Voltoini 23 yaşında.  Kız arkadaşıyla gittikleri bir gece kulübünde geç saatlere kadar eğlenen sevgililer tuvalette cinsel ilişkiye girdi.

Kimliği belirsiz bir kişi tarafından bu anlar video çekilirsen, video internete sızdığında İtalyan basınında infial yarattı.  Videonun hızla yayılmasının üzerine Reggiana yönetimi sözleşmeli kaleci olan Voltoini 1 haftalığına kadro dışında bırakma cezası verdiklerini açıkladı…

Seveyim mi,  Sevmeyeyim mi?

Beni bu karmaşadan kurtar lütfen,

Sen karşıma çıktığın anda çözülür dilim.

Kalbimden kalbine altın bir el uzanır.

Lütfen söyle bana, seveyim mi?

 

Yalan söylemiyorum, aşkım bende henüz taze bir çiçek,

Taç yaprakları gözlerinin elâsıyla aynı renk!

Gözlerini sakınma benden, yolumu aydınlat.

Seveyim mi, sevmeyeyim mi?

 

Yüreğim yüreğini tanır telaş etme,

İlk kez karşılaşıyormuşuz gibi titrer ellerim.

Bana söyler misin, aşkın neresinden geliyorsun.

Memleketim olur, sever misin beni?

 

Mazur gör toyluğumu, senden önce böyle değildim.

Kalbim göğüs kafesime çarpmazdı.

İnancım hayallerimden büyüktü, ta ki seninle çarpışıncaya kadar.

Yüreğinin yolunu göster bana.

 

 Seveyim mi, sevmeyeyim mi?

Hayallerimizi ortak bir hayata sokalım.

Ne sen ayrı, ben gayrı kalmayalım.

Lütfen söyle bana seveyim mi, sevmeyeyim mi?

-Semra Şenol

Fetret Devri (Fasıla-i Saltanat) Kısaca Nedir, Sonuçları Nedir?

Osmanlı devletinin dönüm noktalarından biri olan Fetret devri önemli dönüm noktalarından biridir. Fetret kelimesi manası hükümet gücünün sarsılmasıyla devlet düzenin yeniden sağlanmasına kadar geçen bunalımlı süredir.

Osmanlı Devletinin 1402 yılında Ankara Muhaberesinde yenilmesiyle, Yıldırım Bayezid’in Timur İmparatorluğunu kuran Timur’a esir düşmesi Fetret döneminin başlangıcı olmuştur.  Büyük güçlüklerle kuruluna merkezi devlet yapısı tehlike altına düşerek, iç karışıklığın çıkmasına neden olmuştur.  Osmanlı Devletinin hükümdarı olan Yıldırım Bayezid’in beş oğlundan dördünün taht kavgaları bu sürenin uzamasına neden olmuştur.  1402 yılında Yıldırım Bayezid’in oğulları Emir Süleyman, Musa Çelebi, İsa Çelebi, Mehmed Çelebi arasında çıkan taht kavgaları 1413 yılına kadar sürmüştür.

Gerçekte Müslüman olan Timur Ankara savaşı kazanmasına rağmen Anadoluyu fethetmeye çalışmayarak, Anadolu beylerine ait olan toprakları Osmanlı’dan alarak eski sahiplerine iade etmiştir.  Geriye kalan toprakları ise Yıldırım Bayezid’in oğulları arasında paylaştırdı.  Ancak taht kavgasına düşen kardeşler birbiriyle savaşarak yegane padişah olmayı istemişlerdir.

11 yıl süren ölüm kalım savaşları içinden Mehmed Çelebi sağ çıkarak hükümdarlığını ilan etmesiyle Fetret dönemi bitmiştir.  Halkın devlete olan inancı azalmışken Mehmed Çelebi tahta geçtiğinde devleti derleyip bir bayrak altında toplamayı başarmıştır.

Fetret devrinde Eflak haricinde toprak kaybedilmezken, Anadolu Siyasal birliğini kaybetmiştir.  Osmanlı devletinin uyguladığı toprak sistemiyle bölgede gelir ve refah artışında sorunlar yaşanmamıştır.