Kelime Kökeni: Farsça
– Asker çeken, asker idare eden, ordu yöneten, Kumandan, Komutan
Cümle içinde kullanımı: “Leşker-keş kelimesinin anlamı orduyu yöneten Komutan anlamına gelmektedir. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Asker çeken, asker idare eden, ordu yöneten, Kumandan, Komutan
Cümle içinde kullanımı: “Leşker-keş kelimesinin anlamı orduyu yöneten Komutan anlamına gelmektedir. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Ordu yeri, ordugah
Cümle içinde kullanımı: “Leşker-gâh’a gitmek lazım gelir sonuçta askerin yeri orasıdır oyalanmayalım kardeş. “
Kelime Kökeni: Farsça-lerzân
– Titremek, korkudan titremek, ürkekçe titreyen
Cümle içinde kullanımı: “Yalnızlığın vahametiyle lerzân olurken içimdeki yangın henüz yeni başlıyordu. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Ağırbaşlı, vakur, onurlu
– Sıkı kararlı, ciddi, hoppa karşıtı
– Önemli, mühim
– Demirlemiş, demir atmış
Cümle içinde kullanımı: ” Bu yalancı baharda bir tek sen lengerlü bir tek sen gerçeksin. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Lekesi olmayan, pislik ve damla eseri yada beneği olmayan, tertemiz
– Namus ve şöhretine gölge düşürecek bir hal ve davranışı olmayan, namuslu, iffetli
Cümle içinde kullanımı: “Lekesiz ay parçasına benzeyen yüzünle gam tasa görmeyesin oğlum. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Üstüne bir sıvı damlayıp başka renkte benekler peyda etmiş olan, lekelenmiş, lekesi olan
– Doğal veya geçici benekleri olan
– Uygunsuz davranışlarla şöhreti ve namusu bozulmuş kimse, kötü tanınmış, lekelenmiş, adı kötüye çıkmış
Cümle içine kullanımı: “Güneş lekeli yüzünü çiller basmış gibi görünüyordu ama yine de oldukça güzel ve zarifti. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Tekme yiyen, çifte yiyen
Cümle içinde kullanımı: ” Seyis dediğin öncelikle leked-hâr olacak ondan sonra atların dilinden anlayacak. “
Kelime Kökeni: Farsça
– El ve yüz yıkama takımı
– Abdest almak için kullanılan takım
– Leğen ve ibrikten oluşan yıkama takımı
Cümle içinde kullanımı: “Leğen ibrik getiren anamın karşında abdestimi alarak namaza hazır durdum. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Susamış, susuz kalmış, susuz
Cümle içinde kullanımı: ” Zavallı sokaklar da aç biilaç leb-teşne dolanıyordu dayanamadım eve getirdim. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Ağzına kadar dolmuş, ağzına dek dolu, taşan, taşkın, silme, baştan aşağı, lebalep
Cümle içinde kullanımı: “Sabrım nihayetinde leb-rîz suretle dolmuş durumda daha ağzını açma. “