Kelime Kökeni: Farsça-edat
– Kapı
– de içinde
– Kere
– Defa
– Cins
– Tür
– Kısım
– Çeşit
– Mağara
– Ter
– Bölme açıklığı
Cümle içinde kullanımı: “Yeri göğü de inletsen, der kırıp ayaklarıma da kapansan affetmem seni.”
Kelime Kökeni: Farsça-edat
– Kapı
– de içinde
– Kere
– Defa
– Cins
– Tür
– Kısım
– Çeşit
– Mağara
– Ter
– Bölme açıklığı
Cümle içinde kullanımı: “Yeri göğü de inletsen, der kırıp ayaklarıma da kapansan affetmem seni.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Altınlar
– Dinarlar
– Para birimi
Cümle içinde kullanımı: “Eskiden kullanılan altın ve sikke paralara Denânîr denirdi.”
– Bir kimsenin en mutsuz ve umutsuz olduğu dönemlerde bile beklenmedin olumlu olaylarla karşılaşabileceği anlamına gelir.
Cümle içinde kullanımı: “Morali bozuk olan arkadaşıma gün doğmadan neler doğar diyerek teselli verdim.”
– Bir kimse yakınında bulunan ve sevdiği insanla her gün görüşmek ister. Fakat bu kişi uzak bir yere gittiğinde görüşmek o kadar da önemli olmaz anlamına gelir.
Cümle içinde kullanımı: “Çocukluk arkadaşım bizden uzak bir yere taşındığı için çok üzüldüm ama göz görmeyince gönül katlanıyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Denî ve alçak tabîatlı
– Aşağılık karakterli
Cümle içinde kullanımı: “Rabbim bizi ve evlatlarımızı denâ’et-kâr insanlardan sakınsın.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Yaşayan
– Vakit geçiren
– Zaman geçiren
– Hayatını sürdüren
Cümle içinde kullanımı: “Üç günlük dünyada aç biilaç bir dem-güzârım.”
Kelime Kökeni: Arapça-dehşet+Farsça-âver
– Ürkütücü
– Korkutucu
– Korku veren
– Şaşırtan
Cümle içinde kullanımı: “Dehşet-âver gözleriyle bana her baktığında olduğum yerde titriyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçimi dühûr
– Dünya
– Cihan
– Uzun zaman
– Zaman
– Ebedi
– Çok uzun zaman
– Alem
Cümle içinde kullanımı: “İnsanoğlu dehr vakit dolanır durur, ta ki yaşam son buluncaya değin.”
Kelime Kökeni: Arapça-defter+Farsça-dâr
– Maliye nazırı
– Devletin gelir ve gider hesabını tutan kimse
– Osmanlı döneminde maliye işlerinden sorumlu kimse
Cümle içinde kullanımı: “Yeni atanan defter-dâr tüm hesapların dokümanlarını çıkartacak.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçimi defâtir
– Bilgilerin akılda kalması için kullanılan içi boş kağıtlardan oluşan ciltlenmiş kitap
– Hesap işlemlerini veya isimleri içeren kağıt
– Pusula
– Liste
– Kağıt yapraklar
Cümle içinde kullanımı: “Kara deftere adını yazmayı bende isterdim, sana gelince kalemim tükendi.”