Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Dilberlik
– Güzellik
– Hüsün
– Estetik zevk
Cümle içinde kullanımı: “Seven adam dil-berî aramaz, Leyla’nın çirkinliği Mecnun’a görünmüş müdür ki?”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Dilberlik
– Güzellik
– Hüsün
– Estetik zevk
Cümle içinde kullanımı: “Seven adam dil-berî aramaz, Leyla’nın çirkinliği Mecnun’a görünmüş müdür ki?”
Kelime K ökeni: Farsça-sıfat
– Dilbere
– Güzele sevgiliye yakışır
– Güzele
Cümle içinde kullanımı: “Dil-berâne yürüyüşündeki edayla bizleri can evimizden vurdu bu insafsız kadın.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Maşuka
– Cazibeli
– Çekici
– Gönüller alan
– Mahbûbe
– Kalbi çeken
– Hoş
– Alımlı kadın
– Aşık olunan kadın
Cümle içinde kullanımı: “Gözleri yıldızlara eşdeğer dil-ber, yüreğimi eline alıp beni meftun eyledin.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Gönül bağlayan
– Seven
– Sevgi duyan
Cümle içinde kullanımı: “Zalim felek beni bir dil-bende düşürdü, bitap halimin sebebi budur.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Söz bulup tatlı tatlı söylenen
– Gönülle oynayan
– Çenesiyle insanı kandıran
– Pısırık karşıtı
– Konuşkan
– Konuşmasıyla etkileyen
– Güzel konuşan
Cümle içinde kullanımı: “Dil-bâz biri olmasaydı bu kadar işin altından kalkabilir miydi hiç?”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– İncinmiş
– Merhametsiz
– Gönlü kırık
– Acımasız
– Katı yürekli
– Kalpsiz
– Acıması olmayan
Cümle içinde kullanımı: “Dil-âzürde, vicdanı yoksun kimselere Allah düşürmesin.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Kavgacı
– Hırçın
– Gönül kıran
– Acımasız
– Merhametsiz
– Gönül inciten
Cümle içinde kullanımı: “Dil-âzâr bir kadınla evlilik sürdürmek zordur, insanın ömrünü yer bitirir.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Gönlü huzur içinde olan
– Gönlü rahat
– Özgür
– Gönlü huzurlu olan
Cümle içinde kullanımı: “Allah herkese dil-âzâd mutluluğu versin.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Gönül çeken
– Gönle takılan
– Çekici
– Güzel sevgili
Cümle içinde kullanımı: “Yürek bir deli dil-âvîze düşmüş bir kere bundan gayrı iflah olmaz.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Yüreği daraltan
– Gönlü sıkan
– Gönlü karıştıran
– Gönül karıştırıcı
– Yüreğe sıkını veren
– Kalbe eza veren
Cümle içinde kullanımı: “Zorluklar üst üste geldikçe dil-âşûb sıkıntılarda ortaya çıkar.”