Kategori arşivi: Osmanlıca Türkçe Sözlük

Dirâyet Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-ad

– Anlama

– Zeki

– Algılama

– Kavrayış

– Bilginin verdiği beceriklilik

– Kavrama yeteneği

Cümle içinde kullanımı: “Tanrı öyle bir dirâyet vermiş ki her sorunun altından kalkabiliyor.”

Dîn-şiken Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-dîn+Farsça-şiken

– İnançsız

– Dine karşı olan

– Din inancı olmayan

– İtikatsız

– İmansız

Cümle içinde kullanımı: “Gönlünü dîn-şiken, zevke sefaya düşkün bir adama düşürmüş.”

Dîn-perver Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-dîn+Farsça-perver

– Dine hizmet ve yardım eden kimse

– Dinin yükselmesine destek veren

– Sağlam dindar

Cümle içinde kullanımı: “Duyduklarımıza göre epey  dîn-perver biri olduğu, namazını hiç aksatmadığı söyleniyor.”

Dîn-dârâne Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-Farsça sıfat

– Allah’a inanmış ve bağlanmış olan kimseye yakışır şekilde

– Dindar birine özgü

Cümle içinde kullanımı: “Dîn-dârâne konuşmalarınızı dinliyor büyük bir ferahlama hissediyoruz.”

Dîn-dâr Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-dîn+Farsça-dâr

– İtikadı sağlam olan kimse

– Dinin hükümlerini eksiksiz yerine getirmeye çalışan kimse

– Mütedeyyin

– Allah’a inanmış ibadet etmiş kimse

– Dinine bağlı

Cümle içinde kullanımı: “Dindâr bir kesimden geldiğini biliyoruz lakin bu sözlerinin yanlış olmadığını göstermez.”

Dîn Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçimi edyân

– Allah’a inanma ve ibadet etme konusunda herkesin veya her milletin tuttuğu yol

– Diyanet

– Tanrı’ya ve doğa üstü güçlere inanmayı ve tapınmayı sistemleştiren toplumsal kurum

– Tanrı düşüncesine dayalı, ibadetleri de içeren toplumsal kurum

Cümle içinde kullanımı: “Hangi dîni incelersek inceleyelim kendi isteğinle yaşamını sonlandırmak yasaklanmış ve lanetlenmiştir.”