Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Dahiler
– Alimler
– Deha sahibi
– Akıllılar
– Zekalılara
Cümle içinde kullanımı: “Gerçek dühât çevresinden duyduğu safsatalara kulak asmaz.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Dahiler
– Alimler
– Deha sahibi
– Akıllılar
– Zekalılara
Cümle içinde kullanımı: “Gerçek dühât çevresinden duyduğu safsatalara kulak asmaz.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– İkiz
– İki tane
– İki rekat namaz
– İki çift
– İkisi bir arada doğan bebek
Cümle içinde kullanımı: “Doğan dügâne bebeklerin kaderini de karakterleri de birbirine eş.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Türk müziğinde birleşik bir makamın adı
– Türk müziğinin en eski mürekkep makamı
Cümle içinde kullanımı: “Sanatçının sesinden dinlediğimiz dügâh kulaklarımızın pasını sildi attı.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– İki yüzlü
– Gönlünde iki sevgisi olan
– İki tarafı olan
Cümle içinde kullanımı: “Toplumda düdil kişiler her zaman ayrık otu gibi ayrılır kendilerini belli eder.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Tavuklar
– Piliçler
– Kümes hayvanları
– Horoz cinsleri
Cümle içinde kullanımı: “Geçimini sağladığı tek şey dücüc yetiştirip satmak.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Tavuk
– Piliç
– Kuğu
– Kümes hayvanı
Cümle içinde kullanımı: “Misafirlere önce dücâceden yapılma pilav veriliyor tepsilerle.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Karanlık
– İyi seçilemeyen ortam
– Zulmet
– Işığı olmayan yer
– Işıktan yoksun yer
Cümle içinde kullanımı: “Dücâ bir yerde tek başına kalmaktan korkuyor sürekli ağlıyordu.”
Kelime Kökeni: Farsça-Arapça
– Rübai
– İki beyitten oluşan nazım biçimi
– Dört dizeli ve özel tartılı bir koşuk
Cümle içinde kullanımı: “Dübeyit de adı geçen güzelin kaşları kemana benzetilmiştir.”
Kelime Kökeni: Farsça-dü+Türkçe-beş
– Tavla oyununda her iki zarda da beş sayısının gelmesi
– Atılan zarlarda beş benekli tarafın gelmesi
Cümle içinde kullanımı: “Son elde bir tane dübeş gelirse sen kazanacaksın”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Katmetli
– İki kat
– Her iki zarda da ikili gelme
– Dübara
– Kat kat olan
Cümle içinde kullanımı: “Oyunda dübâre gelme şansı yarı yarıyadır tıpkı hayat gibi.”