Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Sefil dünya
– Alçak dünya
– Elgûn
– Herkes
– El alem
– Başkaları
Cümle içinde kullanımı: “Dünyâ-yı dûn için yaşarsan alacağın mükafat ancak dedikodu olur.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Sefil dünya
– Alçak dünya
– Elgûn
– Herkes
– El alem
– Başkaları
Cümle içinde kullanımı: “Dünyâ-yı dûn için yaşarsan alacağın mükafat ancak dedikodu olur.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Yerküre
– Kainat
– Yeryüzü
– Evren
– İçinde yaşadığımız alem
– El alem
– İnançları bir olanların topluluğu
– Ortam
– Herkes
– Hayat
– Yaşama biçimi
Cümle içinde kullanımı: “Her şeye rağmen boynumuzun borcu olan dünyalarımızı yaşayıp gideceğiz.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Bölünmüş
– İki parça
– İkiye ayrılmış
– İkiye yarılmış
– İkiye parçalanmış
– Ortadan ayrılmış
Cümle içinde kullanımı: “Gülleri derme, ellerindeki kanla yüreğimi dünîm eyleme.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Kırlaşmış saç
– Saçına beyazlar düşmüş kimse
– Sakalı ağarmış
Cümle içinde kullanımı: “Elimi tutup dümûy halimi de seveceğin günleri görmek isterdim.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Ordunun arkasından giden ve arka tarafı kollayan, gözetleyen artçı sınıf
– Pişdâr karşıtı
– Artçı
– Ordunun gerisinden gelen emniyet kuvveti
– Öncü karşıtı
– Arkadan gelen
Cümle içinde kullanımı: “Savaşta dümdârın önemini içinizde karşı tarafa giden hainler olduğunda anlarsınız.”
Kelime Kökeni: Farsça-do+Arapça-kevn
– İki alem
– İki dünya
– Bu dünya ve ahiret
Cümle içinde kullanımı: “Dükevn için yaşamak geriyor değil mi, bugünün bir de yarını var.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Davulcu
– Davul çalan kimse
– Doğan avcılarının kuş kaldırmada çaldıkları küçük davul
– Baterist
Cümle içinde kullanımı: “Dühül-bâz düğünde öyle bir döktürdü ki dinleyenler kendinden geçti.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Davul
– Tokmakla ve değnekle çalınan çalgı
– Bateri
Cümle içinde kullanımı: “Sokağın başında dühül sesi gelmeye başladı mı bil ki düğün başladı.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Dünyalar
– Zamanlar
– Devirler
– Dönemler
– Periyotlar
– Devreler
Cümle içinde kullanımı: “Geçen dühûr bize öğretti ki insanlar hislerini kolay bastırabilen canlılar değiller.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Rayiha
– Güzel koku
– Çiçekten çıkarılan yağ
– Aroma
Cümle içinde kullanımı: “Esans yapmak için ihtiyacı olan dühn ve diğer malzemeleri borç karşılığında almış.”