Kategori arşivi: Osmanlıca Türkçe Sözlük

Dünyâ-yı Dûn Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-tamlama

– Sefil dünya

– Alçak dünya

– Elgûn

– Herkes

– El alem

– Başkaları

Cümle içinde kullanımı: “Dünyâ-yı dûn için yaşarsan alacağın mükafat ancak dedikodu olur.”

Dünyâ Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-ad

– Yerküre

– Kainat

– Yeryüzü

– Evren

– İçinde yaşadığımız alem

– El alem

– İnançları bir olanların topluluğu

– Ortam

– Herkes

– Hayat

– Yaşama biçimi

Cümle içinde kullanımı: “Her şeye rağmen boynumuzun borcu olan dünyalarımızı yaşayıp gideceğiz.”

Dünîm Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça-sıfat

– Bölünmüş

– İki parça

– İkiye ayrılmış

– İkiye yarılmış

– İkiye parçalanmış

– Ortadan ayrılmış

Cümle içinde kullanımı: “Gülleri derme, ellerindeki kanla yüreğimi dünîm eyleme.”

Dümdâr Nedir?

Kelime Kökeni:  Farsça-ad

– Ordunun arkasından giden ve arka tarafı kollayan, gözetleyen artçı sınıf

– Pişdâr karşıtı

– Artçı

– Ordunun gerisinden gelen emniyet kuvveti

– Öncü karşıtı

– Arkadan gelen

Cümle içinde kullanımı: “Savaşta dümdârın önemini içinizde karşı tarafa giden hainler olduğunda anlarsınız.”

Dühül-bâz Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça-ad

– Davulcu

– Davul çalan kimse

– Doğan avcılarının kuş kaldırmada çaldıkları küçük davul

– Baterist

Cümle içinde kullanımı: “Dühül-bâz düğünde öyle bir döktürdü ki dinleyenler kendinden geçti.”

Dühûr Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-ad

– Dünyalar

– Zamanlar

– Devirler

– Dönemler

– Periyotlar

– Devreler

Cümle içinde kullanımı: “Geçen dühûr bize öğretti ki insanlar hislerini kolay bastırabilen canlılar değiller.”